| Erkek İsimleri |
| Babür (Arapça) |
Kaplan
|
| Bahadır (Türkçe) |
Kahraman, yiğit
|
| Bahaeddin (Arapça) |
Dinin güzelliği
|
| Bahtiyar (Farsça) |
Mutlu, mesut.
|
| Baki (Arapça) |
Allah'ın isimlerinden,Varlığının sonu olmayan
|
| Balaban (Türkçe) |
Çocuk bekçisi, iri yapılı gürbüz insan
|
| Balamir (Türkçe) |
Gürbüz iri yapılı
|
| Balkan (Türkçe) |
Sık ormanlık, sıradağlar
|
| Barak (Türkçe) |
Ağaçlara saran büyük asma.
|
| Bârân (Türkçe) |
Yağmur seli
|
| Barbaros (Italyanca) |
Kızıl sakallı.
|
| Barış (Türkçe) |
İki yanın uzlaşması, anlaşması
|
| Barkın (Türkçe) |
Gezgin
|
| Barlas (Türkçe) |
Kahraman, yürekli, savaşçı, bir türk boyu
|
| Bartu (Türkçe) |
Eski bir Türk kağanı
|
| Basri (Arapça) |
Basra ahalisinden
|
| Battal (Arapça) |
Hantal, çok büyük. Yürekli, cesur
|
| Batur (Türkçe) |
Yiğit, kahraman
|
| Baybora (Türkçe) |
Büyük fırtına
|
| Bayhan (Türkçe) |
Zengin, cömert, güçlü hükümdar
|
| Bayram (Türkçe) |
Toplu halde sevinilen gün
|
| Bedir (Arapça) |
Ayın ondördü tolunay
|
| Bedreddin (Arapça) |
Dinin aydınlığı
|
| Bedri (Arapça) |
Dolunay gibi güzel, dolu altın kesesi
|
| Behçet (Arapça) |
Güleryüzlülük, sevinçli olma
|
| Behlül (Arapça) |
Hayırlı işlere koşan, cömert
|
| Behram (Farsça) |
Her ayın yirminci günü, Merih gezegeni
|
| Bekir (Arapça) |
Yeni doğmuş olan, erken kalkan
|
| Berkant (Türkçe) |
Bozulmaz, sağlam yemin
|
| Berke (Türkçe) |
Kama, hançer
|
| Berksu (Türkçe) |
Kaynağı kurumayan soğuk su.
|
| Beşir (Arapça) |
Müjdeleyici
|
| Bilal (Arapça) |
Islak, ıslatan. İlk müezzin Bilal-i Habeşi
|
| Binali (Arapça) |
Ali'nin oğlu
|
| Birol (Türkçe) |
Tek ol
|
| Bora (Italyanca) |
Ansızın çıkan şiddetli rüzgar
|
| Boran (Italyanca) |
Rüzgar,şimşek ve yağmurlı bozuk hava
|
| Buğra (Türkçe) |
Erkek deve, erkek turna
|
| Buhari (Arapça) |
Buharalı
|
| Bumin (Türkçe) |
Göktürk hakanı
|
| Burak (Arapça) |
Peyhamberimizin binitinin ismi
|
| Burhan (Arapça) |
Delil, ispat
|
| Burhaneddin (Arapça) |
Dinin delili
|
| Bülend (Farsça) |
Yüksek, uzun
|
| Bünyamin (Arapça) |
Yakup A.S.'ın küçük oğlu
|
| Babaç (Türkçe) |
Gösterişli, heybetli.
|
| Bağır (Türkçe) |
1. Göğüs.
2. Ok yayı ve dağda orta bölüm.
|
| Bahadırhan (Türkçe) |
Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren hükümdar.
|
| Bahri (Arapça) |
1. Denizle ilgili olan.
2. Bir tür deniz ördeği.
|
| Bahti (Farsça) |
1. Bahtla, kaderle ilgili olan.
2. Bazı divan şairlerinin ortak mahlası.
|
| Babayiğit (Türkçe) |
1. Yürekli kimse.
2. Bir girişimde kendine güvenebilecek durumda olan kimse.
3. Güçlü kuvvetli, korkusuz kimse.
|
| Bağış (Türkçe) |
Bağışlanan şey, yardım.
|
| Bahai (Arapça) |
Bahailik yanlısı kimse.
|
| Bahtiyar (Farsça) |
Mutlu.
|
| Babür (Farsça) |
Kaplan.
|
| Bağatur (Türkçe) |
Bahadır.
|
| Bağışhan (Türkçe) |
Bağışı seven hükümdar.
|
| Bahşı (Türkçe) |
1. Bilgin, öğretmen.
2. Saz şairi, âşık.
3. Hekim.
|
| Bakanay (Türkçe) |
Ay gibi aydınlık saçan.
|
| Baksı (Türkçe) |
Bahşı.
|
| Babürşah (Farsça) |
Kaplan gibi şah.
|
| Bağdaç (Türkçe) |
Bağdaş.
|
| Bahattin (Arapça) |
Dinin güzelliği.
|
| Bakır (Türkçe) |
Doğada serbest ve birleşik olarak bulunan kızıl renkli, kolay işlenir bir maden.
|
| Bala (Türkçe) |
Yavru, çocuk.
|
| Baha (Türkçe) |
1. Ar. Güzellik, zariflik.
2. Ar. Parıltı.
3. Far. Kıymet, değer, paha.
|
| Bahir (Arapça) |
Deniz.
|
| Bakırhan (Türkçe) |
Bakır gibi işe yarayan hükümdar.
|
| Balâ (Farsça) |
Yüksek, üst, yüce.
|
| Babacan (Türkçe) |
Cana yakın, olgun, güvenilir kimse.
|
| Bağdaş (Türkçe) |
Yakın arkadaş, dost.
|
| Bahadır (Türkçe) |
Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse.
|
| Baki (Arapça) |
1. Sürekli.
2. Bir şeyden artan miktar.
3. Öteki.
|
| Balaban (Türkçe) |
1. İri, büyük.
2. Şişman, gürbüz kimse.
3. Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş.
|
| Balâbey (Farsça) |
Yüce bey.
|
| Balbal (Türkçe) |
Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.
|
| Baldemir (Türkçe) |
Bal gibi tatlı ve sevimli olan yiğit.
|
| Balım (Türkçe) |
"Balım, tatlım, güzelim" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Balsan (Türkçe) |
"Bal gibi tatlısın" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Baransel (Türkçe) |
Hedefine ulaşan sel gibi olan.
|
| Balaman (Türkçe) |
Balaban
|
| Balbay (Türkçe) |
Bal-bay.
|
| Baler (Türkçe) |
Tatlı dilli, cana yakın kimse.
|
| Balkır (Türkçe) |
1. Parıltı, ışıltı, ışık.
2. Şimşek.
|
| Baray (Türkçe) |
1. Ezelî, öncesiz, öncesi olmayan.
2. Yeni ay, ay başı.
|
| Balamir (Türkçe) |
Eski bir Türk kağanı.
|
| Balbey (Türkçe) |
Bal gibi tatlı olan bey.
|
| Balhan (Türkçe) |
Bal gibi tatlı ve cana yakın hükümdar.
|
| Balibey (Türkçe) |
Balıbey.
|
| Balkış (Türkçe) |
Şimşek.
|
| Barak (Türkçe) |
Tüylü, kıllı çuha, kebe.
|
| Barbaros (Türkçe) |
Büyük Türk denizcisi, Barbaros Hayrettin Paşa'ya. (1467-1546) Avrupalılar tarafından verilen ve "Kızıl sakal" anlamına gelen bir ad.
|
| Balatekin (Türkçe) |
Prens, şehzade çocuğu.
|
| Balı (Türkçe) |
1. Büyük kardeş.
2. Sevgi gösterilen kimse.
3. Veli, ermiş.
|
| Balk (Türkçe) |
1. Şimşek.
2. Parıltı, parlayış.
|
| Baltaş (Türkçe) |
Küçük balta.
|
| Baran (Türkçe) |
1. Varan, ulaşan.
2. Yüce, ulu.
|
| Barça (Türkçe) |
Hepsi, tamamı.
|
| Balatürk (Türkçe) |
Türk çocuğu.
|
| Balcan (Türkçe) |
Bal gibi sevimli ve tatlı olan.
|
| Balıbaş (Türkçe) |
Ermiş kimse.
|
| Balkan (Türkçe) |
1. Sık ormanla kaplı dağ.
2. Yığın, küme.
3. Sazlık, bataklık.
|
| Balkoç (Türkçe) |
Bal gibi tatlı ve sevimli yiğit.
|
| Bandak (Türkçe) |
1. Dağlardan inen suların dağ eteğinde oluşturduğu bataklık.
2. Uç taraflarından bağlanmış ot demeti.
|
| Baranalp (Türkçe) |
Hedefine ulaşan yiğit.
|
| Barçak (Türkçe) |
Balçak.
|
| Balaz (Türkçe) |
Ağaç, asma filizi, sürgün.
|
| Balıbey (Türkçe) |
Değer verilen olgun bey.
|
| Balkı (Türkçe) |
1. Parıltı, ışık.
2. Güzel, parlak, süslü kimse.
3. Şimşek.
|
| Bangu (Türkçe) |
1. Haykırış, bağırış.
2. Gök gürültüsü.
3. Yankı.
|
| Baranbilge (Türkçe) |
Amacını elde eden bilge.
|
| Barçın (Türkçe) |
Bir tür ipekli kumaş.
|
| Barım (Türkçe) |
1. Varlık, servet, zenginlik.
2. İktidar.
|
| Bars (Farsça) |
Kedigillerden, genellikle Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan.
|
| Basım (Türkçe) |
Güç, kuvvet.
|
| Baskın (Türkçe) |
1. Kısa süreli beklenmedik saldırı.
2. Üstün.
|
| Başal (Türkçe) |
"En yükseğe çık, yüksel" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Başaydın (Türkçe) |
Aydınların önde geleni.
|
| Başeğmez (Türkçe) |
Buyruk altına girmeyen.
|
| Barın (Türkçe) |
1. Bütün, hep.
2. Güç, kuvvet.
3. Göğüs.
|
| Bariz (Arapça) |
Açık, gözle görülür, belirgin.
|
| Barsbay (Farsça) |
Barsbey.
|
| Basri (Arapça) |
Görme ile ilgili olan.
|
| Başar (Türkçe) |
"Bir işi istenilen biçimde bitir" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Başbay (Türkçe) |
Zenginlerin önde geleni.
|
| Başel (Türkçe) |
Baş ve el.
|
| Barış (Türkçe) |
1. Barışma işi.
2. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum.
3. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç.
4. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.
|
| Barkan (Türkçe) |
Çöllerde rüzgârın esme yönüne dikey doğrultuda oluşan, ay biçimindeki küçük kum kitlesi.
|
| Barsbey (Farsça) |
Yiğit, cesur bey.
|
| Basir (Arapça) |
1. Görüp anlayan.
2. Zeki.
3. Her şeyi görüp anlayan Allah.
|
| Başargan (Türkçe) |
Başarılı olan.
|
| Başbuğ (Türkçe) |
Eski Türklerde baş, başkan, komutan.
|
| Başer (Türkçe) |
En önemli kimse.
|
| Barışcan (Türkçe) |
Barıştan yana olan kimse.
|
| Barkın (Türkçe) |
Yolculuk eden, yolcu, gezgin.
|
| Bartu (Türkçe) |
1. Varlık, servet.
2. Varılacak yer, mesafe.
|
| Basut (Türkçe) |
1. Yardım, arka.
2. Yardımcı.
|
| Başarman (Türkçe) |
Yaptığı işleri başarıyla sonuçlandıran kimse.
|
| Başhan (Türkçe) |
En önemli, ileri gelen hükümdar.
|
| Barlas (Türkçe) |
Kahraman, savaşçı.
|
| Basa (Türkçe) |
1. Fazla, üstün, baskın.
2. Arka.
|
| Baskak (Türkçe) |
Cesur, yürekli.
|
| Başağa (Türkçe) |
En büyük ağa.
|
| Başat (Türkçe) |
Sertlik, zorluk bakımından üstün olan.
|
| Başdemir (Türkçe) |
İleri gelen, saygın kimse.
|
| Başkal (Türkçe) |
"Her zaman önder ol, önderliğin sürsün" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Barik (Arapça) |
Işıklı, parıltılı, parlak, parlayan.
|
| Barlık (Türkçe) |
Varlık, zenginlik.
|
| Basak (Türkçe) |
Sağlam, dayanıklı.
|
| Baskan (Türkçe) |
Üstün gelme, yenme, zafer.
|
| Başay (Türkçe) |
İlkay.
|
| Başdoğan (Türkçe) |
Önce doğan.
|
| Başkan (Türkçe) |
1. Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse.
2. Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı.
|
| Başkara (Türkçe) |
Önemli, saygın kimse.
|
| Başman (Türkçe) |
Baş olan, ileri gelen, saygın, önemli kimse.
|
| Baştemir (Türkçe) |
Başdemir.
|
| Batıbey (Türkçe) |
Üstün gelen, gücü yeten, galip olan bey.
|
| Battal (Arapça) |
1. Cesur, kahraman.
2. Pek büyük, iri.
|
| Baturay (Türkçe) |
Kahraman, yiğit, cesur, bahadır kimse.
|
| Baybora (Türkçe) |
Fırtına.
|
| Baydur (Türkçe) |
Güçlü, kuvvetli, cesur.
|
| Başkaya (Türkçe) |
Önemli, saygın kimse.
|
| Başok (Türkçe) |
Ok gibi sivri olan, her işte ön plana çıkan kimse.
|
| Baştugay (Türkçe) |
Önemli olan tugay.
|
| Batıcan (Türkçe) |
Üstün gelen, gücü yeten, galip olan kimse.
|
| Batu (Türkçe) |
Üstün gelen, gücü yeten, galip.
|
| Baturhan (Türkçe) |
Kahraman, yiğit, cesur, bahadır hükümdar.
|
| Baybörü (Türkçe) |
Zengin ve yiğit olan kimse.
|
| Bayduralp (Türkçe) |
Güçlü, kuvvetli, cesur olan yiğit.
|
| Başkaynak (Türkçe) |
En önemli kaynak, ilk kaynak.
|
| Başol (Türkçe) |
"Önder ol, lider ol" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Baştuğ (Türkçe) |
Önemli, saygın kimse.
|
| Batıhan (Türkçe) |
Batuhan.
|
| Batucem (Türkçe) |
Üstün gelen, gücü yeten, galip olan hükümdar.
|
| Bayar (Türkçe) |
Ulu, yüce, saygın, soylu kimse.
|
| Baycan (Türkçe) |
Zengin, varlıklı kimse.
|
| Bayer (Türkçe) |
Zengin, varlıklı kimse.
|
| Başkur (Türkçe) |
Türk çadırlarının çevresindeki kanatları örten bölümlerin üst tarafına bağlanan ve 18 cm. kadar eni olan kuşak.
|
| Başöz (Türkçe) |
Her şeyin en önemli olanı.
|
| Baştürk (Türkçe) |
Türklerin önderi, lideri.
|
| Batır (Türkçe) |
Batur.
|
| Batuhan (Türkçe) |
Üstün gelen, gücü yeten, galip olan hükümdar.
|
| Baybars (Türkçe) |
1. Zengin ve korkusuz kimse.
2. Bir tür kaplan.
|
| Bayça (Türkçe) |
Zengin, varlıklı.
|
| Bayezit (Arapça) |
1. Yezit'in babası.
2. Çeşitli dönemlerde yaşamış Osmanlı şehzadelerinin ortak adı.
|
| Başkurt (Türkçe) |
1. En önemli kimse.
2. Ural Dağları bölgesinde yaşayan ve Türklerin Kıpçak kolundan olan bir boy.
|
| Başsoy (Türkçe) |
Soyu asil olan kimse.
|
| Batı (Türkçe) |
Güneşin battığı yön.
|
| Batıray (Türkçe) |
Baturay.
|
| Batur (Türkçe) |
Kahraman, yiğit, cesur, bahadır.
|
| Baybaş (Türkçe) |
Zengin, ileri gelen, saygın kimse.
|
| Baydoğan (Türkçe) |
Dünyaya zengin olarak gelen, zengin doğan.
|
| Baygüç (Türkçe) |
Güçlü ve zengin kimse.
|
| Başkut (Türkçe) |
Kutlu, talihli kimse.
|
| Baştaş (Türkçe) |
Yaşıt, akran, kafadar, benzer.
|
| Batıbay (Türkçe) |
Üstün gelen, gücü yeten, galip olan zengin.
|
| Batırhan (Türkçe) |
Kahraman, yiğit, cesur, bahadır hükümdar.
|
| Baturalp (Türkçe) |
Kahraman, yiğit, cesur, bahadır kimse.
|
| Baybek (Türkçe) |
Zengin bey.
|
| Baydu (Türkçe) |
1. "Zengindi, varlıklıydı" anlamında kullanılan bir ad.
2. İlhanlı Devletinin hükümdarı.
|
| Bayhan (Türkçe) |
Zengin ve varlıklı hükümdar.
|
| Bayhun (Türkçe) |
Zengin kimse.
|
| Baykal (Türkçe) |
1. Yabani at.
2. Deniz.
|
| Baykor (Türkçe) |
"Zengin, varlıklı bir duruma getirir" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Bayman (Türkçe) |
Varlıklı, saygın kimse.
|
| Bayru (Türkçe) |
Bayrı.
|
| Baysan (Türkçe) |
Zengin ve tanınmış kimse.
|
| Baytekin (Türkçe) |
Zengin prens, şehzade.
|
| Bayuk (Türkçe) |
Bayık.
|
| Bayık (Türkçe) |
1. Doğru, gerçek (söz).
2. Açık, belli.
|
| Baykam (Türkçe) |
Doktor, hekim.
|
| Baykul (Türkçe) |
Zengin, varlıklı kul.
|
| Bayol (Türkçe) |
Zengin ve varlıklı ol" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Bayrualp (Türkçe) |
Eskiden beri yiğit olan kimse.
|
| Baysoy (Türkçe) |
Varlıklı soydan gelen kimse.
|
| Baytimur (Türkçe) |
Zengin ve güçlü kimse.
|
| Bayülken (Türkçe) |
Yüce, yüksek, ulu zengin kişi.
|
| Bayın (Türkçe) |
Baylan.
|
| Baykan (Türkçe) |
Zengin bir soydan gelen kimse.
|
| Baykurt (Türkçe) |
Zengin, varlıklı saygın kimse.
|
| Bayrak (Türkçe) |
Bir ulusun, bir topluluğun veya örgütün simgesi olarak kullanılan, belli bir rengi ve biçimi olan, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş.
|
| Bayrubay (Türkçe) |
Eskiden beri varlıklı olan kimse.
|
| Baysu (Türkçe) |
Bol, bereketli, gür su.
|
| Baytok (Türkçe) |
Zengin ve tok olan kimse.
|
| Bayyiğit (Türkçe) |
Zengin yiğit.
|
| Bayındır (Türkçe) |
Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı.
|
| Baykara (Türkçe) |
Doğan cinsinden bir kuş türü.
|
| Baykut (Türkçe) |
Kutlu, talihli kimse.
|
| Bayraktar (Türkçe) |
Bayrağı taşıyan, bayrak taşımakla görevli kimse.
|
| Bayruhan (Türkçe) |
Eskiden beri hükümdar olan kimse.
|
| Baysungur (Türkçe) |
Şahin türünden yırtıcı bir kuş.
|
| Baytugay (Türkçe) |
Zengin ve varlıklı kimse.
|
| Bayır (Türkçe) |
Zengin, varlıklı.
|
| Baykır (Türkçe) |
Ay ışığı.
|
| Baykutay (Türkçe) |
Zengin. talihli kimse.
|
| Bayram (Türkçe) |
1. Ulusal veya dinsel bakımdan önemi olan, kutlanan gün.
2. Sevinç, neşe.
|
| Bayruk (Türkçe) |
Bayrı.
|
| Baytal (Türkçe) |
1. Kısrak.
2. Bayır, yokuş.
|
| Baytüze (Türkçe) |
Zengin ve adaletli kimse.
|
| Bedirhan (Arapça) |
Dolunay gibi güzel olan hükümdar.
|
| Bayırhan (Türkçe) |
Zengin, varlıklı hükümdar.
|
| Baykoca (Türkçe) |
Varlıklı, saygın kimse.
|
| Baylan (Türkçe) |
1. Ağırbaşlı, uslu, kibar.
2. Şımarık nazlı, yaramaz.
3. Sebatsız, tembel.
|
| Bayrı (Türkçe) |
Çok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var olan, kadim.
|
| Baysal (Türkçe) |
1. Rahat ve dingin.
2. Gürültüsüz, huzurlu.
|
| Baytaş (Türkçe) |
Zengin ve varlıklı olan kimse.
|
| Baytüzün (Türkçe) |
Soylu kişi.
|
| Bekbars (Türkçe) |
Cesur, yiğit bey.
|
| Bengialp (Türkçe) |
Sonsuza dek yiğit olarak kalacak olan.
|
| Berat (Arapça) |
1. Nişan, rütbe.
2. Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent.
3. Osmanlı İmparatorluğu'nda bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
|
| Berkay (Türkçe) |
Sağlam ve güçlü kimse.
|
| Berktan (Türkçe) |
Sabahın parlaklığı.
|
| Behnan (Arapça) |
1. İyi huylu kimse.
2. Güler yüzlü kimse.
|
| Bekbay (Türkçe) |
Güçlü ve varlıklı olan kimse.
|
| Benal (Türkçe) |
Yüzünde kırmızı benleri olan kimse.
|
| Bengibay (Türkçe) |
Sonsuza dek varlıklı olarak kalacak olan.
|
| Berkkan (Türkçe) |
Güçlü soydan gelen kimse.
|
| Berna (Farsça) |
Genç, körpe.
|
| Besat (Arapça) |
Düz yer, düzlük.
|
| Beksan (Türkçe) |
Tanınmış, ünlü, saygın kimse.
|
| Benam (Farsça) |
1. Namlı, ünlü, meşhur.
2. Güzel, iyi.
3. Az bulunan.
|
| Bengisan (Türkçe) |
Ölümsüz adı olan.
|
| Berkman (Türkçe) |
Güçlü, sağlam kişilikli kimse.
|
| Beşaret (Arapça) |
Müjde, muştu, iyi haber.
|
| Behram (Farsça) |
1. Merih yıldızı.
2. Eski İran dininde yolcuları korumakla görevli olduğuna inanılan melek.
|
| Bektaş (Türkçe) |
1. Akran, eş, yaşıt.
2. Eşit, denk.
|
| Benan (Arapça) |
1. Parmaklar, parmak uçları,
2. Parmakla gösterilen, ünlü, tanınmış.
|
| Bengitaş (Türkçe) |
Orhun anıtları.
|
| Berkal (Türkçe) |
"Sağlam, güçlü ol" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Berksal (Türkçe) |
Güçlü, kuvvetli kimse.
|
| Berran (Arapça) |
Bürran.
|
| Beşarettin (Arapça) |
Dinin müjdesi.
|
| Behzat (Farsça) |
Soyu sopu temiz, doğuştan iyi, temiz kimse.
|
| Beleda (Türkçe) |
Bileda.
|
| Berkan (Türkçe) |
"İyice hatırla" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Berksan (Türkçe) |
Güçlü tanınan kimse.
|
| Bertan (Farsça) |
Şafak yemişi.
|
| Bekata (Türkçe) |
Atası bey olan kimse.
|
| Bellisan (Türkçe) |
Tanınmış, ünlü kimse.
|
| Benazir (Farsça) |
Eşsiz, tek olan.
|
| Berkant (Türkçe) |
Güçlü, bozulmaz yemin.
|
| Berksay (Türkçe) |
"Güçlü olarak kabul et" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Besalet (Arapça) |
Korkusuzluk, yüreklilik; yararlılık.
|
| Beyazıt (Arapça) |
Bayezit.
|
| Beydaş (Türkçe) |
Adil, doğru.
|
| Bican (Farsça) |
Cansız.
|
| Bilbaşar (Türkçe) |
"Bil ve başar" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Bilgehan (Türkçe) |
Bilgili hükümdar.
|
| Bilgütay (Türkçe) |
Bilgili.
|
| Bilyap (Türkçe) |
"Bilerek yap" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Beybars (Türkçe) |
Baybars.
|
| Beyhan (Arapça) |
Sır saklamayan, aklındakini ve yüreğindekini hemen söyleyen.
|
| Beysan (Türkçe) |
Bey gibi tanınmış olan.
|
| Bilbay (Türkçe) |
"Ey varlıklı kimse, bunu bil!" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Bilgekağan (Türkçe) |
Bilgili hükümdar.
|
| Bilhan (Türkçe) |
Çok bilgili, çok bilen.
|
| Binal (Türkçe) |
"Bindikten sonra al" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Beybolat (Türkçe) |
Çelik gibi güçlü, saygın kimse.
|
| Beytullah (Arapça) |
Allah’ın evi, Kâbe.
|
| Bileda (Türkçe) |
Tarihte, Atillâ'nın kardeşi. (434-445) yıllarında saltanat süren Hun Hükümdarı.
|
| Bilgekan (Türkçe) |
Bilgin soydan gelen kimse.
|
| Bilkan (Türkçe) |
Bilgili.
|
| Binali (Arapça) |
Hz. Ali'nin oğlu.
|
| Beycan (Türkçe) |
Bey gibi olan kimse.
|
| Beykal (Türkçe) |
"Beyliğini sürüdür" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Bilgealp (Türkçe) |
Bilgili yiğit.
|
| Bilgetay (Türkçe) |
Bilgili kimse.
|
| Bilsay (Türkçe) |
"Bil ve say" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Binalp (Türkçe) |
Bin yiğit.
|
| Beyda (Arapça) |
Sahra, çöl.
|
| Beykan (Türkçe) |
Bey soylu olan kimse.
|
| Beyzade (Türkçe) |
1. Bey oğlu.
2. Soylu.
3. Nazlı, şımarık yetiştirilmiş.
|
| Bilan (Türkçe) |
Süslü ve işlemeli kılıç kemeri.
|
| Bilgebay (Türkçe) |
Bilgili, varlıklı kimse.
|
| Bilgihan (Türkçe) |
Bilgili hükümdar.
|
| Biltaş (Türkçe) |
"Bil ve coşkunluk yap" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Binan (Türkçe) |
"Bin ve an" " anlamında kullanılan bir ad.
|
| Beydağ (Türkçe) |
1. Beyin gezip dolaştığı dağ.
2. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde dağların ortak adı.
|
| Beykara (Türkçe) |
Baykara.
|
| Beyzat (Türkçe) |
Doğuştan bey olan, soylu, asilzade.
|
| Bilay (Türkçe) |
" Ey ay gibi güzel ve parlak olan, bunu bil!" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Biltay (Türkçe) |
"Bunu bil" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Binat (Türkçe) |
"Ata bin" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Binay (Türkçe) |
"Bin ay" " anlamında kullanılan bir ad.
|
| Birdal (Türkçe) |
Yardımsever.
|
| Boğatay (Türkçe) |
Güçlü ve kuvvetli kimse.
|
| Bolgan (Türkçe) |
Olan, bulunan.
|
| Borakan (Türkçe) |
Bora-kan.
|
| Borataş (Türkçe) |
Sağlam, kuvvetli ve fırtına gibi olan kimse.
|
| Binbaşar (Türkçe) |
"Bin ve başar" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Binyaşar (Türkçe) |
Çocuğun uzun yaşaması dileğiyle verilen adlardandır.
|
| Birhan (Türkçe) |
Seçkin kimse.
|
| Boğa (Türkçe) |
1. Damızlık erkek sığır.
2. Bal yapan dişi arı.
|
| Boğatekin (Türkçe) |
Güçlü, kuvvetli şehzade.
|
| Bolhan (Türkçe) |
Bolgan.
|
| Borakhan (Arapça) |
Burak.
|
| Boratav (Türkçe) |
Fırtına gibi hızlı olan kimse.
|
| Binbay (Türkçe) |
Çok zengin kimse.
|
| Biran (Türkçe) |
"Bir kez olsun hatırla" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Birkan (Türkçe) |
Aynı soydan olan.
|
| Boğaç (Türkçe) |
1. Boğan.
2. Boğaya benzeyen.
3. Dede Korkut hikâyelerinde geçen bir kahraman adı. Küçük yaşta bir boğayı öldürdüğü için bu ad verilmiştir.
|
| Boğatır (Farsça) |
Bahadır.
|
| Bolkan (Türkçe) |
Kanı bol, hareketli, yerinde duramayan.
|
| Boran (Türkçe) |
1. Bora.
2. Sis, duman.
3. İç sıkıntısı.
4. Yaban güvercini.
|
| Boratay (Türkçe) |
Fırtına gibi olan kimse.
|
| Bindal (Türkçe) |
Bin tane dal.
|
| Birant (Türkçe) |
"Ant iç, yemin et" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Boğaçhan (Türkçe) |
Boğaç.
|
| Boğatimur (Türkçe) |
Güçlü, kuvvetli.
|
| Bora (Türkçe) |
Genellikle arkasından yağmur getiren sert ve şiddetli fırtına.
|
| Boranalp (Türkçe) |
Cesur, çevik yiğit.
|
| Boray (Türkçe) |
Boray.
|
| Biray (Türkçe) |
Ay gibi tek, eşsiz.
|
| Birsan (Türkçe) |
Ünlü, tanınmış.
|
| Boğahan (Türkçe) |
Kuvvetli, cesur hükümdar.
|
| Bolat (Farsça) |
Polat.
|
| Borahan (Türkçe) |
Fırtına gini hükümdar.
|
| Boranbay (Türkçe) |
Çok zengin, varlıklı.
|
| Borkan (Türkçe) |
Kanlı, canlı kimse.
|
| Binkan (Türkçe) |
Güçlü, kuvvetli
|
| Bircan (Türkçe) |
Çok sevimli, cana yakın.
|
| Birtan (Türkçe) |
Sabahın ilk aydınlığı gibi yakışıklı olan.
|
| Boğataş (Türkçe) |
Güçlü ve kuvvetli kimse.
|
| Bolcan (Türkçe) |
Canlı, hareketli, neşeli.
|
| Borak (Türkçe) |
Yağmurdan sonra toprağın üstünde oluşan tuzlu beyaz katman.
|
| Boransü (Türkçe) |
Fırtına gibi asker.
|
| Boyar (Türkçe) |
Eskiden Tuna bölgesinde, Transilvanya’da ve Rusya’da soylulardan olan kimselere verilen unvan.
|
| Burhan (Arapça) |
Kanıt, delil, ispat.
|
| Buyrukata (Türkçe) |
Buyruk veren ata.
|
| Büran (Farsça) |
Keskin, kesici.
|
| Burhanettin (Arapça) |
Dinin kanıtı, ispatı.
|
| Buyrukbay (Türkçe) |
Buyruk veren zengin.
|
| Bürkan (Arapça) |
Volkan, yanardağ.
|
| Burkay (Türkçe) |
1. Ay, hilal.
2. Gücenmiş, kırılmış kimse.
|
| Buyrukhan (Türkçe) |
Buyruk veren hükümdar.
|
| Burukbay (Türkçe) |
Gücenmiş, kırılmış zengin kimse.
|
| Bükay (Türkçe) |
Hilal.
|
| Buyan (Türkçe) |
1. Mutluluk, uğur, talih.
2. İyi iş, sevap.
|
| Buyrukalp (Türkçe) |
Buyruk veren yiğit.
|
| Bünyamin (Italyanca) |
Yakup Peygamber'in en küçük oğlunun adı.
|
|
| Kız İsimleri |
| Bahar (Farsça) |
Bir mevsim
|
| Bahriye (Arapça) |
Denizle ilgili, eli açık, cömert
|
| Bahtıser (Farsça) |
Şanslı
|
| Banu (Farsça) |
Gelin, şah kızı, gül şişesi
|
| Barçın (Türkçe) |
Bir cins ipekli kumaş
|
| Başak (Türkçe) |
Hububatın tanelerini taşıyan uç kısmı.
|
| Bedia (Arapça) |
Beğenilen, takdir edilen
|
| Bedriye (Arapça) |
Ay gibi güzel, nurlu kadın
|
| Begim (Türkçe) |
Kibar hanımefendi
|
| Begüm (Farsça) |
Hint prenseslerine verilen ünvan
|
| Behice (Arapça) |
Şen, şakrak, güzel kadın
|
| Behiye (Arapça) |
Parlak, ince, alımlı kadın.
|
| Bekriye (Arapça) |
İlk kız çocuğu, her şeyin evveli
|
| Belen (Türkçe) |
Dağ geçidi
|
| Belgin (Türkçe) |
Alamet, nişan
|
| Belkıs (Arapça) |
Süleyman a.s.'ın eşi. Saba Melikesi
|
| Bengisu (Türkçe) |
Hayat suyu, içenin ölmediğine inanılan su
|
| Bengü (Türkçe) |
Başlangıçı ve sonu olmayan
|
| Berca (Farsça) |
Doğru. Yerinde olan.
|
| Berçin (Farsça) |
Toplayıcı
|
| Berfin (Farsça) |
Kardan
|
| Beria (Arapça) |
Güzellik ve olgunluğu ile dikkati çeken
|
| Beria (Arapça) |
Güzellik ve olgunluğu ile dikkati çeken
|
| Berna (Farsça) |
Genç, yiğit, delikanlı
|
| Berra (Arapça) |
Özü sözü doğru, hayırsever, cömert kadın.
|
| Berrin (Farsça) |
Ulu, yüksek.
|
| Besime (Arapça) |
Güleryüzlü, şen kadın
|
| Betül (Arapça) |
Kendini Allah'a adamış kadın
|
| Beyhan (Arapça) |
Sır tutmaz, bildiğini söyleyen
|
| Beyza (Arapça) |
Günahsız, parlak
|
| Bihter (Farsça) |
Çok iyi
|
| Billur (Arapça) |
Duru, berrak, tertemiz, cam kristal
|
| Binnaz (Farsça) |
Allah'a çok yalvaran kadın.
|
| Birce (Türkçe) |
Bir tanecik, biricik
|
| Birsen (Türkçe) |
Bir tek sen.
|
| Buhayra (Arapça) |
Küçük deniz
|
| Buket (Farsça) |
Çiçek demeti
|
| Burcu (Türkçe) |
Hoşa giden koku
|
| Burçak (Türkçe) |
Baklagillerden bir bitki
|
| Burçe (Farsça) |
Küçük takım yıldız
|
| Burçin (Türkçe) |
Dişi geyik
|
| Buse (Farsça) |
Öpücük
|
| Bürde (Arapça) |
Gece üste örtülen, gündüz giyilen bir elbise
|
| Bürke (Türkçe) |
Martı, Göl
|
| Büşra (Arapça) |
Sevinçli haber, İncil
|
| Büteyra (Arapça) |
Sabah ışıkları, sabah güneşinin ısıtması
|
| Badegül (Farsça) |
Gül renkli şarap.
|
| Bakinaz (Arapça) |
Sürekli nazlanan, çok nazlı.
|
| Badiye (Arapça) |
Çöl.
|
| Bahriye (Arapça) |
Denizle ilgili olan.
|
| Bahtiyar (Farsça) |
Mutlu.
|
| Bahtiyar (Farsça) |
Mutlu.
|
| Bakiye (Arapça) |
1. Artık, artan, kalan, geri kalan.
2. Kalıntı.
|
| Bahar (Farsça) |
1. Kuzey yarım kürede 21 Martta gündüz gece eşitliğiyle başlayarak 22 Haziranda gün dönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim.
2. Bu mevsimde açan çiçekler ve yapraklar.
3. Gençlik çağı.
|
| Bakanay (Türkçe) |
Ay gibi aydınlık saçan.
|
| Bağlan (Türkçe) |
"Sev, sevdiğine bağlı kal" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Bahtınur (Farsça) |
Talihli, şanslı, yazgısı parlak olan.
|
| Bacı (Türkçe) |
1. Büyük kız kardeş, abla.
2. Kız kardeş.
3. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen unvan.
4. Tarikat şeyhlerinin karısı.
5. Kadınlara söylenen bir seslenme sözü.
|
| Bağdagül (Farsça) |
Bağda olan gül.
|
| Bahtıser (Farsça) |
Talihli, şanslı, iyi yazgılı olan.
|
| Bade (Farsça) |
Şarap, içki.
|
| Bahise (Arapça) |
Söz eden, bahseden.
|
| Bahtışen (Farsça) |
Mutlu, neşeli, talihli kimse.
|
| Balım (Türkçe) |
"Balım, tatlım, güzelim" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Balkın (Türkçe) |
Parıldayan, parlak.
|
| Banu (Farsça) |
1. Kadın, hatun, hanım.
2. Prenses.
3. Hanımefendi.
4. Gelin.
|
| Balın (Türkçe) |
Sevgili, sevilen.
|
| Balkır (Türkçe) |
1. Parıltı, ışıltı, ışık.
2. Şimşek.
|
| Balsarı (Türkçe) |
Sarışın.
|
| Banuhan (Farsça) |
Banu-han.
|
| Balşeker (Türkçe) |
Bal gibi tatlı olan.
|
| Balca (Türkçe) |
Bal gibi tatlı, sevimli olan.
|
| Balkız (Türkçe) |
Şirin, tatlı, hoş kız.
|
| Baldan (Türkçe) |
Bal gibi tatlı, şirin ve güzel olan.
|
| Balkı (Türkçe) |
1. Parıltı, ışık.
2. Güzel, parlak, süslü kimse.
3. Şimşek.
|
| Ballı (Türkçe) |
Şirin, güzel, tatlı dilli.
|
| Barçın (Türkçe) |
Bir tür ipekli kumaş.
|
| Barika (Arapça) |
1. Işık, parıltı,
2. Şimşek, yıldırım parıltısı.
|
| Basıra (Arapça) |
1. Gören, görücü.
2. Görme gücü, görüş.
3. Göz.
|
| Başar (Türkçe) |
"Bir işi istenilen biçimde bitir" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Barış (Türkçe) |
1. Barışma işi.
2. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum.
3. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç.
4. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.
|
| Basriye (Arapça) |
Görme ile ilgili olan.
|
| Barkın (Türkçe) |
Yolculuk eden, yolcu, gezgin.
|
| Basiret (Arapça) |
1. Uzağı görme, seziş, sezgi, uyanıklık.
2. Anlayış, kavrayış.
|
| Başçık (Türkçe) |
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık.
|
| Baria (Arapça) |
Güzel, tam, mükemmel, üstün.
|
| Başak (Türkçe) |
1. Arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı.
2. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı.
|
| Başay (Türkçe) |
İlkay.
|
| Batı (Türkçe) |
Güneşin battığı yön.
|
| Bedia (Arapça) |
1. Beğenilen, değeri bilinen yeni şey.
2. Estetik değeri yüksek olan sanat eseri.
|
| Baylan (Türkçe) |
1. Ağırbaşlı, uslu, kibar.
2. Şımarık, nazlı, yaramaz.
3. Sebatsız, tembel.
|
| Baysal (Türkçe) |
1. Rahat, dingin.
2. Gürültüsüz, huzurlu.
|
| Bedirnisa (Arapça) |
Ay gibi güzel kadın.
|
| Bedreka (Farsça) |
Kılavuz, yol gösterici.
|
| Belma (Farsça) |
Yumuşak, sakin, telaşsız kimse.
|
| Berat (Arapça) |
1. Nişan, rütbe.
2. Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent.
3. Osmanlı İmparatorluğu'nda bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
|
| Besamet (Arapça) |
Güler yüzlülük, şenlik.
|
| Bergüzar (Farsça) |
Anmak için verilen armağan, hatıra, yadigâr.
|
| Berna (Farsça) |
Genç, körpe.
|
| Behnane (Arapça) |
1. İyi huylu kadın.
2. Güler yüzlü kdaın.
|
| Bengisan (Türkçe) |
Ölümsüz adı olan.
|
| Beria (Arapça) |
Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili, kadın.
|
| Berrak (Arapça) |
Duru, temiz, aydınlık, açık.
|
| Beşaret (Arapça) |
Müjde, muştu, iyi haber.
|
| Benan (Arapça) |
1. Parmaklar, parmak uçları,
2. Parmakla gösterilen, ünlü, tanınmış.
|
| Berran (Arapça) |
Bürran.
|
| Benay (Türkçe) |
Ay gibi parlak olan kız.
|
| Bengühan (Türkçe) |
Hükümdarlığı sürekli olan.
|
| Betülay (Arapça) |
Namuslu, iffetli, ay gibi güzel kadun.
|
| Benian (Türkçe) |
"Beni anımsa" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Besalet (Arapça) |
Korkusuzluk, yüreklilik; yararlılık.
|
| Beyaz (Arapça) |
1. Kar rengi, ak.
2. Temiz, lekesiz.
|
| Beylan (Türkçe) |
Baylan.
|
| Bilgehan (Türkçe) |
Bilgili hükümdar.
|
| Beyhan (Arapça) |
Sır saklamayan, aklındakini ve yüreğindekini hemen söyleyen.
|
| Bidar (Farsça) |
Uyanık, uyumayan, uykusuz.
|
| Bilhan (Türkçe) |
Çok bilgili, çok bilen.
|
| Beyhatun (Türkçe) |
Bey hanımı.
|
| Bidayet (Arapça) |
Başlama, başlangıç.
|
| Beyza (Arapça) |
Çok beyaz, daha ak; çok temiz, lekesiz.
|
| Bihan (Farsça) |
İyiler, iyi olanlar.
|
| Bilay (Türkçe) |
" Ey ay gibi güzel ve parlak olan, bunu bil!" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Bilgecan (Türkçe) |
Bilgili kimse.
|
| Bilgivar (Türkçe) |
Bilgili, bilen.
|
| Binay (Türkçe) |
"Bin ay" " anlamında kullanılan bir ad.
|
| Binnaz (Türkçe) |
Çok nazlı, cilveli.
|
| Birdal (Türkçe) |
Yardımsever.
|
| Birtane (Türkçe) |
Biricik.
|
| Birhan (Türkçe) |
Seçkin kimse.
|
| Birnaz (Türkçe) |
Nazlı, cilveli.
|
| Binhan (Türkçe) |
Bin tane han.
|
| Biray (Türkçe) |
Ay gibi tek, eşsiz.
|
| Birsan (Türkçe) |
Ünlü, tanınmış.
|
| Bircan (Türkçe) |
Çok sevimli, cana yakın.
|
| Bürkan (Arapça) |
Volkan, yanardağ.
|
| Bürran (Farsça) |
Keskin, kesici.
|
| Büşra (Arapça) |
Müjde, sevinçli haber.
|
| Büldan (Arapça) |
Ülkeler, şehirler, iller.
|
|