Gazete Sayfaları
Flash Oyunlar
Resim Arşivi
Surelerin Okunuşu
Yemek Tarifleri
Şehirler Hakkında
Şifalı Bitkiler
Link Bankası
Rüya Tabirleri
Fıkra Arşivi
Özgür Kadınlar
Link Directory
Web Directory
 
C harfiyle başlayan çocuk isimleri...

 
Erkek İsimleri
Cabir (Arapça)
Zor kullanan

Cafer (Arapça)
Dere, çay.

Cahid (Arapça)
Gayretli, çalışan. Cihad eden

Can (Farsça)
Ruh.Cesedin diriliğini sağlayan öz.

Canib (Arapça)
Yabancı, garip

Cavid (Farsça)
Devamlı, sonsuz

Celaleddin (Arapça)
Din için öfkelenme

Celil (Arapça)
Ululuk ve büyüklük sahbi, Allah'ın isimlerinden

Cem (Arapça)
Toplanma, bir araya getirme

Cemal (Arapça)
Yüz, yüz güzelliği

Cemaleddin (Arapça)
Dinin nuru, yüzü

Cemil (Arapça)
Erkeğin güzel, hoş olanı

Cenab (Arapça)
Şerefli, hürmetli

Cengiz (Türkçe)
Türk Moğol Hanı, Güçlü, kuvvetli

Cenk (Farsça)
Savaş

Cevad (Arapça)
Cömert, bağışlayan

Cevdet (Arapça)
Olgunluk, güzellik

Ceyhun (Türkçe)
Tevrata göre Cennetteki dört ırmaktan biri

Ceyhun (Türkçe)
Tevrata göre Cennetteki dört ırmaktan biri

Cezmi (Arapça)
Sözünden dönmez, kararlı.

Cihad (Arapça)
Din uğruna savaşmak.

Cihan (Farsça)
Dünya

Cihangir (Farsça)
Dünyaya hükmeden

Cumali (Arapça)
Cuma günü doğan çocuk

Cumhur (Arapça)
Millet, halk.

Cüneyd (Arapça)
Genç savaşçı

Çağlar (Türkçe)
Çağlayan

Çağrı (Türkçe)
Bir Selçuklu komutanı. Çakır gözlü, seslenme

Çetin (Türkçe)
Sert, inatçı, erişilmez.

Çoban yıldızı. (Türkçe)
Temiz, iyi niyetli kimse.

Cafer (Arapça)
1. Küçük akarsu.
2. Caferî mezhebinin kurucusu.
3. Hz. Ali'nin Mute Savaşı´nda ölen kardeşinin adı.


Can (Farsça)
1. Ruh.
2. Güç, dirilik.
3. İnsanın kendi varlığı, özü.
4. Gönül.
5. Çok içten, sevimli, şirin kimse.



Canbek (Farsça)
Özü pek, güçlü kişilikli kimse.

Candan (Farsça)
İçten, yürekten, samimi.

Canberk (Farsça)
Güçlü, sağlam kişilikli kimse.

Candaner (Farsça)
İçten, samimi, dost kimse.

Cahit (Arapça)
Çok çalışan, çaba gösteren kimse.

Canal (Farsça)
"Gönül al, kendini sevdir, sevilen biri ol" anlamında kullanılan bir ad.

Canat (Farsça)
"Şiddetle iste" anlamında kullanılan bir ad.

Canbey (Farsça)
Şirin, tatlı bey.

Candar (Farsça)
1. Canlı, diri.
2. Koruyucu, muhafız.



Canalp (Farsça)
Özünde yiğitlik, güçlülük olan kimse.

Canay (Farsça)
Şirin, tatlı kimse.

Canbolat (Farsça)
Canpolat.

Candaş (Farsça)
Dost, arkadaş, yoldaş.

Cabbar (Arapça)
1. Zorlayan, cebreden.
2. Kuvvet ve kudret sahibi (Allah.)
3. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız kümesi.



Canaltay (Farsça)
Özü, ruhu yüce olan kimse.

Canaydın (Farsça)
Özü temiz, aydınlık ruhlu kimse.

Canbulat (Farsça)
Canpolat.

Candeğer (Farsça)
Uğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen.

Cabir (Arapça)
Zorlayan, cebreden.

Calp (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, gayretli.

Canan (Farsça)
Sevgili, gönül verilen, âşık olunan.

Canan (Farsça)
Sevgili, gönül verilen, âşık olunan.

Canbay (Farsça)
Özü zengin, gönlü tok olan kimse.

Canda (Farsça)
İçte, özde, yürekte olan kimse.

Candemir (Farsça)
Özü güçlü, demir gibi sağlam ve kişilikli kimse.

Candoğan (Farsça)
Yaradılıştan samimi, dost olan kimse.

Cangür (Farsça)
Canlı, neşeli kimse.

Cankan (Farsça)
Özü hareketli olan kimse.

Cankorur (Farsça)
Canı koruyan kimse.

Canöz (Farsça)
Kişinin özü.

Cansal (Farsça)
"Özünü bırak, terket" anlamında kullanılan bir ad.

Canel (Farsça)
İçten, candan uzatılan el, dostluk eli.

Cankat (Farsça)
"Yaşama gücü ver, neşe ve mutluluk saç" anlamında kullanılan bir ad.

Cankurt (Farsça)
Özü kurt gibi olan kimse.

Cansay (Farsça)
"Şirin, sevimli, cana yakın olarak kabul et" anlamında kullanılan bir ad.

Canseven (Farsça)
"İnsanı seven" anlamında kullanılan bir ad.

Caner (Farsça)
Çok içten, sevilen, sevimli kimse.

Cankaya (Farsça)
Özü sağlam olan kimse.

Cankut (Farsça)
Kişinin mutluluğu, talihi, şansı, uğuru.

Cansever (Farsça)
"İnsanı seven" anlamında kullanılan bir ad.

Cangiray (Farsça)
Dürüst, samimi hükümdar.

Cankılıç (Farsça)
Özü klıç gibi keskin olan kimse.

Cannur (Farsça)
Nurlu olan kimse.

Cansen (Farsça)
"Sen cansın, sevilensin, sevimlisin" anlamında kullanılan bir ad.

Cansın (Farsça)
Sevgi dolusun, sevilmeye değersin, dostsun, sevgilisin" anlamında kullanılan bir ad.

Canfer (Farsça)
1. Aydın, bilgili kimse.
2. Güçlü, saygın kimse.


Canip (Arapça)
Yan, taraf, cihet, yön.

Canol (Farsça)
"Candan dost ol, gerçek dost ol" anlamında kullanılan bir ad.

Canpolat (Farsça)
Canı, özü çelik gibi güçlü kimse.

Canser (Farsça)
"Canını, özünü ortaya koy" anlamında kullanılan bir ad.

Cansoy (Farsça)
Tatlı ve içten olan kimse.

Cangün (Farsça)
Mutlu, sevimli gün.

Cankoç (Farsça)
Sevimli, cana yakın kimse.

Canören (Farsça)
Gerçek dost olan.

Cansu (Farsça)
Can suyu, yaşam veren su.

Cansun (Farsça)
"Kendini göster" anlamında kullanılan bir ad.

Carullah (Arapça)
1. Allah'a komşu olan.
2. Mekke'ye gidip orada oturan kimse.



Cefa (Arapça)
Eziyet, sıkıntı, çile.

Cemşah (Farsça)
Şah olan Cem.

Cevahir (Arapça)
1. Cevherler, elmaslar, değerli taşlar.
2. Özler, mayalar.


Ceyhan (Arapça)
Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde, uzunluğu 576 km. olan bir nehir.

Cansunar (Farsça)
"Canını feda eder" anlamında kullanılan bir ad.

Cantez (Farsça)
Tez canlı, aceleci, hareketli kimse.

Cazim (Arapça)
Karar veren, kesen, kestirip atan.

Celilay (Arapça)
Ulu, yüce ay.

Cenan (Arapça)
Yürek, gönül.

Cevat (Arapça)
Cömert, eli açık.

Cezayir (Arapça)
Adalar.

Cansunay (Farsça)
Canını feda eden kimse.

Cantürk (Farsça)
Türk'ün dostu, arkadaşı.

Cavit (Farsça)
Sonrasız, sürekli kalacak olan, sonsuz, ebedî.

Cazip (Arapça)
Çekici, ilgi uyandırıcı, albenili olan.

Cemal (Arapça)
1. Yüz güzelliği, güzellik.
2. Güzel yüz.


Cenani (Arapça)
Yürekle, gönülle ilgili.

Cevval (Arapça)
Koşan, dolaşan, hareket eden, hareketli.

Cihan (Farsça)
1. Evren, âlem.
2. Dünya.


Cansuner (Farsça)
Canını feda eden kimse.

Canyurt (Farsça)
Gerçek yurt.

Cavlı (Türkçe)
Çavlı.

Cebbar (Arapça)
Cabbar.

Cemaleddin (Arapça)
Cemalettin.

Cenap (Arapça)
Şeref, onur ve büyüklük.

Cantaş (Farsça)
Candaş.

Caran (Türkçe)
Güzel kokan bir tür çiçek.

Cavuldur (Türkçe)
Çavuldur.

Cebealp (Yunanca)
Zırh gibi sağlam ve dayanıklı yiğit.

Cemalettin (Arapça)
Dinin güzelliği.

Cengizhan (Türkçe)
Güçlü hükümdar.

Cihandar (Farsça)
Dünyaya egemen olan hükümdar.

Cantekin (Farsça)
Samimi, içten hükümdar.

Carim (Arapça)
Suçlu.

Caymaz (Türkçe)
Sözünü tutan, sözünden dönmeyen kimse.

Cebrail (Arapça)
1. İş yapabilen melek.
2. Allah'a en yakın olan dört melekten, peygamberlere buyruk ve vahiy getirmekle görevli olanı.


Cemalullah (Arapça)
Allah'ın lütfu.

Cerullah (Arapça)
Carullah.

Cihandide (Farsça)
Dünyayı gezip görmüş, deneyimli kimse.

Cihanefruz (Farsça)
Dünyayı parlatan, aydınlatan kimse.

Cihanmert (Farsça)
Dünyanın en cömert insanı.

Civan (Farsça)
Taze, genç delikanlı.

Coşkunay (Türkçe)
Coşan, coşkulu, heyecanlı kimse.

Çabar (Türkçe)
Çapar.

Çağakan (Türkçe)
Çağ değiştiren kimse.

Çağdaş (Türkçe)
1. Aynı çağda yaşayan.
2. Bulunulan çağın koşullarına uygun olan.
3. Yaşıt.


Çağla (Türkçe)
1. Badem, kayısı, erik gibi çekirdekli yemişlerin ham durumu.
2. "Coşkulu ol" anlamında kullanılan bir ad.


Cihaner (Farsça)
Dünyanın yiğidi.

Cihannur (Farsça)
Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.

Civanbaht (Farsça)
Mutlu, şanslı kimse.

Cuma (Arapça)
1. Toplanma.
2. Perşembeden sonra gelen gün.



Çadır (Farsça)
1. Çadır.
2. Kadınların baş örtüsü.



Çağan (Türkçe)
1. Bayram.
2. Kalın ve kuvvetli deve kösteği.
3. Doğan kuşu.


Çağıl (Türkçe)
1. Çağla ilgili.
2. Çakıl.
3. Çağla.



Çağlak (Türkçe)
1. Şelale, çağlayan.
2. Yırtıcı kuş, çaylak.



Cihanşah (Farsça)
Dünyanın şahı, hükümdarı.

Civanmert (Farsça)
Cömert, eli açık kimse.

Cumali (Arapça)
Değerli, yüce bir biçimde bir araya getirilmiş olan.

Çağ (Türkçe)
1. Dönem, mevsim, zaman.
2. Yaş.
3. Yüzyıl, asır.
4. Çağlayan.



Çağanak (Türkçe)
Körfez, liman.

Çağıltı (Türkçe)
Suyun akarken, taşlara, kayalara çarparak çıkardığı ses.

Çağlam (Türkçe)
Çağlayan.

Cihangir (Farsça)
Dünyaya egemen olan, dünyayı zapt eden kimse.

Cihat (Arapça)
Din uğrunda düşmanla savaşma.

Civanşir (Farsça)
Genç aslan.

Cura (Türkçe)
1. Dost, arkadaş, sevgili.
2. Güzel, ahenkli ses.
3. Ufak tefek, çelimsiz.
4. Küçük zurna.
5. Atmaca, doğan.


Çağa (Türkçe)
1. Bebek, çocuk.
2. Küçük kuş yavrusu.



Çağatay (Türkçe)
1. Yavru at, tay.
2. Cengiz Hanın oğlu.



Çağın (Türkçe)
Yıldırım, şimşek.

Çağlan (Türkçe)
Bir ırmağın denize kavuştuğu yer.

Coşan (Türkçe)
Coşku duyan, heyecanlı kimse.

Cündullah (Arapça)
Allah’ın askerleri.

Çağaçan (Türkçe)
Yeni bir dönem başlatan kimse.

Çağay (Türkçe)
Çağın parlak ve aydın bireyi.

Çağır (Türkçe)
1. Şıra.
2. Çakır.
3. Dar yol, küçük yol.



Çağlar (Türkçe)
1. Çağlayan.
2. Coşkulu, canlı kimse.



Cihani (Farsça)
Dünyalı, insan.

Coşar (Türkçe)
Coşkulu, heyecanlı.

Çaba (Türkçe)
Herhangi bir işi yapmak için harcanan güç, zorlu, sürekli çalışma.

Çağaçar (Türkçe)
Çağaçan.

Çağbay (Türkçe)
Çağın zengini olan kimse.

Çağkan (Türkçe)
Canlı, dinamik, çalışkan kimse.

Çağlasın (Türkçe)
"Coşsun, çağlasın" anlamında kullanılan bir ad.

Çağlayan (Türkçe)
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer.

Çağrı (Türkçe)
1. Birini çağırma, davet.
2. Doğan, çakır kuşu.
3. Rütbe, unvan, san.


Çakıl (Türkçe)
Küçük veya orta boyda taş parçası.

Çakırer (Türkçe)
Cesur, yiğit kimse.

Çalapverdi (Türkçe)
Tanrı verdi.

Çalış (Türkçe)
1. Çelme, güreş.
2. Çarpışma, cenk, savaş.



Çam (Türkçe)
İğne yapraklı, kozalaklı, reçineli ağaç.

Çandarlı (Türkçe)
Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrazamlar ve kazaskerler yetiştirmiş büyük bir ailenin adı.

Çağlayangil (Türkçe)
Çağlayan ailesine mensup olan kimse.

Çağrıbey (Türkçe)
1. Çağıran bey.
2. Selçuklu Devleti´nin kurucularından Horasan Meliki.



Çakım (Türkçe)
1. Şimşek, kıvılcım
2. Yığın.


Çakmak (Türkçe)
1. Taşa vurulup kıvılcım çıkaran çelik parçası.
2. Tutuşturma aygıtı.


Çalgan (Türkçe)
Yatağı taşlık olan ve gürültüyle akan su.

Çalışkan (Türkçe)
Çok çalışan, çalışmayı seven.

Çamak (Türkçe)
Kendini beğenen.

Çanga (Türkçe)
Soylu.

Çağlayantürk (Türkçe)
Çağlayan Türk.

Çakın (Türkçe)
1. Şimşek, kıvılcım.
2. Mavi gözlü.


Çakman (Türkçe)
Amacına erişen, ulaşan kimse

Çalıkbey (Türkçe)
Sağlığı yerinde olmayan bey.

Çalkan (Türkçe)
Su birikintisi.

Çambel (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çangal (Türkçe)
1. Dallı budaklı, eğri ağaç.
2. Çok zayıf.
3. Dere dibi.



Çağlı (Türkçe)
1. Kuvvetli.
2. Namuslu.



Çağveren (Türkçe)
Yeni bir çağ açan kimse.

Çakır (Türkçe)
1. Mavimsi, mavi benekli, gri göz rengi.
2. Bir doğan cinsi.
3. Gönül, iç, can.



Çakmur (Türkçe)
1. Yarı uykulu bakış.
2. Sert taş
3. Pinti.


Çalkara (Türkçe)
Doğan türünden bir kuş.

Çamer (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çankara (Türkçe)
Çan ve kara.

Çağman (Türkçe)
Çağın insanı.

Çakan (Türkçe)
Parıldayan, ışık veren.

Çakırbey (Türkçe)
Yiğit, cesur, gözü pek bey.

Çalapkulu (Türkçe)
Tanrı kulu.

Çalım (Türkçe)
1. Gösterişli tavır, kurulma.
2. Kılıcın keskin tarafı.
3. İlgi.
4. Vuruş.



Çalkın (Türkçe)
Alev.

Çamok (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çankaya (Türkçe)
Taşları katmer katmer kalkan kaya.

Çakar (Türkçe)
1. Kıvılcım.
2. Şimşek.
3. Yaman, görmüş geçirmiş kimse.



Çakırca (Türkçe)
Çakıra benzeyen.

Çalapöver (Türkçe)
Tanrı över.

Çalın (Türkçe)
1. Ateş çakmağı.
2. Çiy, kırağı.



Çaltı (Türkçe)
1. Diken, çalı.
2. Küçük ve dikenli orman.
3. Akasya.
4. Engel.
5. Kuytu yer.
6. Hızlı, çevik.



Çandar (Türkçe)
1. Kadınhanı ve Konya taraflarında yetişen, Karaman ile dağlıcın birleşmesinden meydana delen bir koyun türü.
2. Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrazamlar ve kazaskerler yetiştirmiş büyük bir ailenin adı.


Çapan (Türkçe)
1. Ceket.
2. Engelli, tehlikeli.
3. Düğün yemeği yapan aşçı.
4. Alkış, el çırpma.



Çapaner (Türkçe)
1. Saldıran, atılan, hücum eden kimse.
2. Koşan, hızlı hareket eden kimse.



Çav (Türkçe)
1. Ün, şöhret, şan.
2. İz, eser.
3. Güneşin buluttan sıyrılmış durumu.
4. Yüksek ses.


Çavuldur (Türkçe)
Oğuzların Üçok kolundan bir Türk boyunun adı.

Çaylak (Türkçe)
1. Irmağın geçit yeri, geçit.
2. Sözünde durmayan kimse.
3. Yırtıcılardan uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları avlayan bir kuş.



Çelikkanat (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çetinalp (Türkçe)
Sert, inatçı yiğit.

Çıdal (Türkçe)
Sabır.

Çınar (Farsça)
1. Boyu 30 m.ye ulaşabilen, kalın dallı, çok uzun ömürlü bir ağaç türü.
2. Dayanak, destek, güç alınan kimse.



Çapar (Türkçe)
1. Sarışın, mavi gözlü, çilli, insan.
2. Kula renkli hayvan.
3. Çiçek bozuğu yüz.
4. Huysuz, ters adam.
5. Cesur.



Çavaş (Türkçe)
1. Güneş.
2. Güneşli yer, güney.



Çavuş (Türkçe)
1. Orduda onbaşıdan sonra gelen, görevi manga komutanlığı olan erbaş.
2. Kılavuz.


Çaylan (Türkçe)
1. Çay ve ırmağın geçit yeri.
2. Kumsal, kumlu yer.
3. Çakıllı yer.



Çelikkaya (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çetinay (Türkçe)
Sert, inatçı kimse.

Çıdam (Türkçe)
Sabır.

Çınay (Türkçe)
Etrafa gerçekten ışık saçan kimse.

Çapın (Türkçe)
Saldırı, hücum.

Çavdar (Türkçe)
Buğdaygillerden, birçok türü bulunan, yıllık, boylu bir bitki.

Çaydam (Türkçe)
Yatağa doldurulan veya yağmurluk yapılan ince keçe.

Çaynak (Türkçe)
1. Tırnak, pençe.
2. Eli kolu tutmayan, sakat.



Çeliktan (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çetinkaya (Türkçe)
Sert, inatçı kimse.

Çıdamlı (Türkçe)
Sabırlı.

Çıray (Türkçe)
1. Yüz çizgileri, yüz güzelliği.
2. Beniz, yüz.
3. İnsan resmi.


Çapkan (Türkçe)
1. Saldıran, atılan, hücum eden.
2. Koşan, hızlı hareket eden.



Çavdur (Türkçe)
Ünlü, şöhretli.

Çaydamar (Türkçe)
Çay gibi akıp giden.

Çelikbaş (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çeliktaş (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çetintaş (Türkçe)
Sert, inatçı kimse.

Çığa (Türkçe)
1. Horoz, cennet kuşu gibi kuşların kuyruğundaki tüylerden en gösterişlisi.
2. Yaramaz çocuk.
3. Karışık renkli bir tür kuş.


Çıtak (Türkçe)
1. Dağlı, dağlarda yaşayan.
2. Köylü.
3. Yabancı, göçmen.
4. Kavgacı, inatçı, huysuz.
5. Açıkgöz, kurnaz.
6. İyi giyinmiş, yakışıklı delikanlı.



Çarlan (Türkçe)
Güçlü akan su.

Çavlan (Türkçe)
Büyük çağlayan.

Çayhan (Türkçe)
Adı çay olan hükümdar.

Çelikhan (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli hükümdar.

Çelikyay (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli kimse.

Çevikcan (Türkçe)
Kolaylık ve çabuklukla davranan, kıvrak, hareketli kimse.

Çığal (Türkçe)
Çığa.

Çıtanak (Türkçe)
1. Bir dalda birkaç meyvenin bulunması.
2. Küçük dal.


Çarman (Türkçe)
Neşeli.

Çavlı (Türkçe)
1. Ünlü, şanlı.
2. Henüz ava alıştırılmamış doğan yavrusu.



Çaykara (Türkçe)
1. Çay kıyılarında çıkan kaynak, pınar.
2. Kumsal, nehir yatağı.



Çelikkan (Türkçe)
Güçlü soydan gelen kimse.

Çıda (Türkçe)
Süngü, mızrak.

Çınak (Türkçe)
1. Yırtıcı kuş pençesi.
2. Yağmurdan sonra açan hava.



Çoban (Farsça)
Koyun, keçi, inek gibi hayvanları güdüp otlatan kimse.

Çoğay (Türkçe)
Çokay.

Çolpan (Türkçe)
Çoban Yıldızı, Zühre, Venüs.

Çuğa (Türkçe)
Cesur, kahraman.

Çiltay (Türkçe)
Üzerinde benekler bulunan tay.

Çokan (Türkçe)
1. Dağın doruğu.
2. Zirveye ulaşan.



Çopar (Türkçe)
Dikkatsiz.

Çulpan (Türkçe)
Çolpan

Çoğa (Türkçe)
1. Çocuk.
2. Yavru.



Çokar (Türkçe)
Soylu.

Çopuralp (Türkçe)
Yüzü, çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan yiğit.

Çuvaş (Türkçe)
1. Güneş.
2. Güneşli yer.
3. Açık hava.
4. Çadır.
5. Rusya'da yaşayan bir Türk kavminin adı.
6. Yoksul.


Çintan (Türkçe)
Sabah vakti.

Çoğahan (Türkçe)
Küçük yaşta hükümdar olmuş kimse.

Çokay (Türkçe)
1. Köy zengini, çiftlik sahibi.
2. Eşkıya.


Çora (Türkçe)
1. Bir tür toprak.
2. Her türlü yemek.



Çintay (Türkçe)
Soylu at.

Çoğan (Türkçe)
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bir bitki, çöven.

Çokman (Türkçe)
Topuz, gürz.

Çorak (Türkçe)
Verimsiz, bitek olmayan, kıraç toprak.

Çiray (Türkçe)
Yüz, surat.

Çoğaş (Türkçe)
Güneş.

Çolak (Türkçe)
Eli veya kolu sakat kimse.

Çoturay (Türkçe)
Kısa boylu, sağlam, güçlü kimse.

Kız İsimleri
Cahide (Arapça)
Çalışan, gayret eden

Canân (Farsça)
Sevgili, sevilen

Candan (Farsça)
Davranışlarında yakınlık olan samimi

Cannisar (Farsça)
Canını feda eden.

Cansın (Türkçe)
Candan ayırt edilmez

Cavidan (Farsça)
Devamlı, ölse bile unutulmayacak olan.

Celile (Arapça)
Mertebesi yüksek olan kadın

Cemile (Arapça)
Güzel, cilveli, gözalıcı

Ceren (Türkçe)
Ceylan

Ceyda (Arapça)
Boynu uzun güzel

Ceylan (Türkçe)
Güzel gözlü geyik cinsi bir hayvan

Ceylin (Arapça)
Cennete açılan kapı

Çağla (Türkçe)
Henüz olgunlaşmamış meyve

Çağlayan (Türkçe)
Şelale

Çiğdem (Türkçe)
Bir çiçek.

Çolpan (Türkçe)
Çoban yıldızı

Can (Farsça)
1. Ruh.
2. Güç, dirilik,
3. İnsanın kendi varlığı, özü,
4. Gönül.
5. Çok içten, sevimli, şirin kimse.


Canane (Farsça)
Sevgili, gönül verilen, âşık olunan.

Candan (Farsça)
İçten, yürekten, samimi.

Cahide (Arapça)
Çok çalışan, çaba gösteren kimse.

Cana (Farsça)
"Ey can, ey sevgili!" anlamında kullanılan bir ad.

Canaş (Türkçe)
Sevgili, dost, arkadaş.

Canal (Farsça)
"Gönül al, kendini sevdir, sevilen biri ol" anlamında kullanılan bir ad.

Caize (Arapça)
1. Armağan, hediye.
2. Yol yiyeceği, azık.
3. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.



Canay (Farsça)
Şirin, tatlı kimse.

Candaş (Farsça)
Dost, arkadaş, yoldaş.

Calibe (Arapça)
Kendine çeken, celbeden, çekici.

Candeğer (Farsça)
Uğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen.

Canan (Farsça)
Sevgili, gönül verilen, âşık olunan.

Canfeza (Farsça)
Can artıran, gönle ferahlık veren.

Canöz (Farsça)
Kişinin özü.

Cansev (Farsça)
"İnsanları sev" anlamında kullanılan bir ad.

Canel (Farsça)
İçten, candan uzatılan el, dostluk eli.

Canfidan (Farsça)
Özü fidan gibi düzgün olan kimse.

Canhanım (Farsça)
Sevimli, cana yakın kadın.

Cankat (Farsça)
"Yaşama gücü ver, neşe ve mutluluk saç" anlamında kullanılan bir ad.

Canözen (Farsça)
Gerçek dost olan kimse.

Canseven (Farsça)
"İnsanı seven" anlamında kullanılan bir ad.

Canfide (Farsça)
Özü çiçek fidesi gibi temiz ve güzel olan kimse.

Canıpek (Türkçe)
Acıya, sıkıntıya karşı dayanıklı olan kimse.

Canözlem (Farsça)
Gerçekten özlenen kimse.

Cansel (Farsça)
Özü taşkın olan kimse.

Cansever (Farsça)
"İnsanı seven" anlamında kullanılan bir ad.

Canfeda (Farsça)
Canını veren, özverili kimse.

Canik (Türkçe)
1. Atik, çevik.
2. Gözü açık ve becerikli.


Cannur (Farsça)
Nurlu olan kimse.

Canperver (Farsça)
Gönül açan, iç açan, ruhu besleyen.

Cansen (Farsça)
"Sen cansın, sevilensin, sevimlisin" anlamında kullanılan bir ad.

Cansın (Farsça)
Sevgi dolusun, sevilmeye değersin, dostsun, sevgilisin" anlamında kullanılan bir ad.

Cangül (Farsça)
Özü gül gibi sar ve temiz olan kimse.

Cankız (Farsça)
Sevilen, sevimli, şirin kız.

Canser (Farsça)
"Canını, özünü ortaya koy" anlamında kullanılan bir ad.

Cansoy (Farsça)
Tatlı ve içten olan kimse.

Canfes (Farsça)
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş.

Cangün (Farsça)
Mutlu, sevimli gün.

Canipek (Farsça)
Özü ipek gibi tertemiz olan kimse.

Canrüba (Farsça)
Gönül kapan, gönül alan sevgili.

Canses (Farsça)
Samimi, içten ses.

Cansu (Farsça)
Can suyu, yaşam veren su.

Cansun (Farsça)
"Kendini göster" anlamında kullanılan bir ad.

Canten (Farsça)
Ruh ve beden.

Cazibe (Arapça)
1. Çekici, alımlı, sevimli.
2. Alım, alımlılık, çekicilik.
3. Yer çekimi, yıldızların birbirini çekmesi.



Cevahir (Arapça)
1. Cevherler, elmaslar, değerli taşlar.
2. Özler, mayalar.


Ceyhan (Arapça)
Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde, uzunluğu 576 km. olan bir nehir.

Cansunar (Farsça)
"Canını feda eder" anlamında kullanılan bir ad.

Cavidan (Farsça)
Sonrasız, sürekli kalacak olan, sonsuz.

Cevval (Arapça)
Koşan, dolaşan, hareket eden, canlı.

Cihan (Farsça)
1. Evren, âlem.
2. Dünya.


Cevza (Arapça)
İkizler burcu, gökyüzünün kuzey yarım küresinde görünen iki parlak yıldızlı burç.

Cihanbanu (Farsça)
Dünyanın hanımefendisi.

Ceyda (Arapça)
Uzun boyunlu ve güzel kadın.

Ceydahan (Arapça)
Uzun boyunlu ve güzel kadın.

Çağdaş (Türkçe)
1. Aynı çağda yaşayan.
2. Bulunulan çağın koşullarına uygun olan.
3. Yaşıt.


Çağla (Türkçe)
1. Badem, kayısı, erik gibi çekirdekli yemişlerin ham durumu.
2. "Coşkulu ol" anlamında kullanılan bir ad.



Cihannur (Farsça)
Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.

Çağıl (Türkçe)
1. Çağla ilgili.
2. Çakıl.
3. Çağla.


Çağlak (Türkçe)
1. Şelale, çağlayan.
2. Yırtıcı kuş, çaylak.


Cihanfer (Farsça)
Cihanı, dünyayı aydınlatan, dünyanın ışığı.

Çağın (Türkçe)
Yıldırım, şimşek.

Cihangül (Farsça)
Dünyanın gülü.

Cilvenaz (Farsça)
Cilveli, nazlı.

Çağlar (Türkçe)
1. Çağlayan.
2. Coşkulu, canlı kimse.


Cilvesaz (Farsça)
Cilve yapan, cilveli.

Çağlasın (Türkçe)
"Coşsun, çağlasın" anlamında kullanılan bir ad.

Çağlayan (Türkçe)
Küçük bir akarsuyun çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer.

Çağrı (Türkçe)
1. Birini çağırma, davet.
2. Doğan, çakır kuşu.
3. Rütbe, unvan, san.


Çalışkan (Türkçe)
Çok çalışan, çalışmayı seven.

Çağrınur (Türkçe)
Aydınlığa, ışığa davet eden kimse.

Çakır (Türkçe)
1. Mavimsi, mavi benekli, gi göz rengi.
2. Bir doğan cinsi.
3. Gönül, iç, can.


Çalıkuşu (Türkçe)
Serçegillerden, başı koyu kırmızı, çalılık yerleri seven, ötücü bir kuş.

Çalım (Türkçe)
1. Gösterişli tavır, kurulma.
2. Kılıcın keskin tarafı.
3. İlgi.
4. Vuruş.


Çağnur (Türkçe)
Çağın ışık saçan bireyi.

Çınar (Farsça)
1. Uzun boylu, kalın dallı, uzun ömürlü bir ağaç.
2. Dayanak, destek, güç alınan kimse, güçlü kimse.


Çaylan (Türkçe)
1. Çay ve ırmağın geçit yeri.
2. Kumsal, kumlu yer.
3. Çakıllı yer.


Çavlan (Türkçe)


Çeşminaz (Farsça)
Nazlı, baygın bakışlı göz.

Çilhan (Türkçe)
Yüzü çil çil olan hükümdar.

Çilhanım (Türkçe)
Yüzü çil çin olan kadın.

Çolpan (Türkçe)
Çoban yıldızı, Zühre, Venüs.

Çobanyıldızı (Farsça)
Venüs gezegeni.

Çimnaz (Türkçe)
Çok nazlı.

 
@2007 IsimSozlugu.net. Tüm hakları saklıdır.