Gazete Sayfaları
Flash Oyunlar
Resim Arşivi
Surelerin Okunuşu
Yemek Tarifleri
Şehirler Hakkında
Şifalı Bitkiler
Link Bankası
Rüya Tabirleri
Fıkra Arşivi
Özgür Kadınlar
Link Directory
Web Directory
 
D harfiyle başlayan çocuk isimleri...

 
Erkek İsimleri
Dağhan (Türkçe)
Oğuz Han'ın beşinci oğlu

Dalokay (Türkçe)
Herkesin beğendiği, hoşa giden

Danişmend (Farsça)
Akıl danışılan. Bir Selçuklu komutanı.

Davud (Diger)
Peygamber ismi

Derviş (Farsça)
Kendisini Allah'a ibadete vermiş

Devlet (Arapça)
Talih, büyük rütbe

Devran (Arapça)
Kader, talih, Dünya

Dilaver (Farsça)
Cesur, yiğit, yürekli

Dilhan (Farsça)
Samimi, içten konuşan

Dilmaç (Türkçe)
Tercüman

Dinç (Türkçe)
Sağlıklı, güçlü, kuvvetli

Doğan (Türkçe)
Yırtıcı bir kuş

Durmuş (Türkçe)
Çoçuk yaşasın diye ailelerin verilen isim

Dursun (Türkçe)
Çoçuk yaşasın diye ailelerin verilen isim

Dündar (Farsça)
İnci, sevgili

Dağa (Türkçe)
Yayla, yüksek yer.

Daim (Arapça)
Sürekli, sonsuz.

Dalbaş (Türkçe)
Koruyucu.

Dağaşan (Türkçe)
Dağları aşan, korkusuzca dolaşan kimse.

Dalboğa (Türkçe)
Koruyucu yürekli kimse.

Dağdelen (Türkçe)
Dağları delen, çok kararlı ve çalışkan kimse.

Dal (Türkçe)
1. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
2. Arka, sırt.
3. Kol.


Dalda (Türkçe)
Kuytu yer, barınak.

Dadak (Türkçe)
1. Büyük kardeş, ağabey.
2. Bebek.
3. Bir yiyeceğin tadına bakmak için yenilen parçası, tadımlık.
4. Şeker, akide şekeri.



Dağhan (Türkçe)
Eski Türklerde dağ Tanrısı.

Dalan (Türkçe)
1. Biçim, şekil.
2. İnce, narin, zarif.



Daldal (Türkçe)
Kahraman, yiğit.

Dadaş (Türkçe)
1. Erkek kardeş.
2. Yiğit, delikanlı, babayiğit kimse.
3. Mert, cesur.
4. Arkadaş, dost.



Dağtekin (Türkçe)
Dağlara hükmeden hükümdar.

Dalay (Türkçe)
Deniz.

Daldiken (Türkçe)
Ağaç yetiştiren kimse.

Dağ (Türkçe)
Çevresindeki araziye göre çok yüksek olan toprak, kaya

Dai (Arapça)
1. Dua eden, duacı.
2. Davet eden, çağıran.



Dalayer (Türkçe)
Deniz adamı.

Dalgıç (Türkçe)
Genellikle özel donanımla su yüzeyi altında çalışmayı meslek edinen kimse.

Dalım (Türkçe)
"Gücüm, kuvvetim" anlamında kullanılan bir ad.

Damar (Türkçe)
1. Canlı varlıklarda kan dolaşımına yarayan kanal.
2. Yer altında belli bir maden alanı.
3. Huy, yaradılış.
4. Tür.



Danyal (Arapça)
1. Kutsal kitapta adı geçen İsrail peygamberi.
2. İbranice de bu ad “Tanrı benim yargıcımdır” anlamındadır.


Davut (Arapça)
1. Sevgili, aziz.
2. İsraillilerin, sesinin güzelliği ve şairliği ile tanınan hükümdar ve peygamberi.



Dayı (Türkçe)
1. Annenin erkek kardeşi.
2. Birini kayırıp koruyan saygın kimse.
3. Kabadayı, külhanbeyi.
4. Güzel, iyi.


Demirağ (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Demircan (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Demirman (Türkçe)
Demir gibi güçlü, sağlam kimse.

Dalkılıç (Türkçe)
1. Kılıcını çekmiş olan.
2. Gönüllü, fedai.


Dara (Farsça)
1. Hükümdar.
2. Tanrı adlarından.
3. Eski İran hükümdarlarından dokuzuncusu.



Daylak (Türkçe)
1. Sakalı, bıyığı çıkmamış delikanlı.
2. İnce uzun boylu kimse.



Demiralp (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert, yiğit kimse.

Demirçay (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Demirşah (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert hükümdar.

Dalkoç (Türkçe)
Koruyucu, arka çıkıcı kimse.

Danış (Türkçe)
Önemli bir konuda birkaç kişinin konuşması.

Darcan (Türkçe)
Aceleci, sıkıntılı.

Deha (Arapça)
1. İnsan zekâsının ulaşabileceği en yüksek aşama.
2. Dâhi.



Demiray (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Demirhan (Türkçe)
Güçlü hükümdar.

Demirtaş (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Dalokay (Türkçe)
Çok beğenilen kimse.

Danışman (Türkçe)
1. Bilgili ve düşüncesinden yararlanmak için danışılan kimse.
2. Bilgin.


Darga (Türkçe)
Başkan, lider.

Dayanç (Türkçe)
1. Sabır, katlanma gücü.
2. Dayanıklılık, sağlamlık.



Demirbağ (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Demirkan (Türkçe)
Güçlü soydan gelen kimse.

Demirtav (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Daltekin (Türkçe)
Koruyucu, kayırıcı hükümdar.

Daniş (Farsça)
Bilgi, bilim.

Daver (Farsça)
1. Hakem, hâkim.
2. Adil padişah veya yönetici.
3. Yüce Tanrı.


Dayar (Türkçe)
Hazır, hazırlanmış.

Delikan (Türkçe)
Coşkulu, hareketli, kabına sığmaz kimse.

Demirbaş (Türkçe)
Başı demir gibi sağlam olan kimse.

Demirkaya (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Demirtay (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Dalyan (Türkçe)
1. Deniz, göl ve nehirlerde kıyılara yakın kurulan büyük balık avlama yeri.
2. Denizde yüzeye yakın yosunlu kaya.
3. Deniz kıyılarında ve denizin dibinde dalgalı biçimde görülen kum.



Danişment (Farsça)
Bilgin, bilgili.

Davran (Türkçe)
1. "Hazır ol, hazırlan" anlamında kullanılan bir ad.
2. "İşe giriş, el at, başla" anlamında kullanılan bir ad.
3. Hazırlık.


Delikanlı (Türkçe)
1. Çocukluk çağından çıkmış genç erkek.
2. Sözünün eri, dürüst, namuslu kimse.



Demirboğa (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli, sert kimse.

Demirkıran (Türkçe)
Demiri kıracak kadar güçlü olan kimse.

Demokan (Türkçe)
Amlayışlı kimse.

Denizalp (Türkçe)
Yiğit denizci.

Dervişani (Farsça)
Dervişlere ait.

Dikbay (Türkçe)
Sert, aksi zengin kimse

Dinçay (Türkçe)
Gücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.

Denizcan (Türkçe)
Deniz adamı, denizci.

Dervişhan (Farsça)
Alçak gönüllü hükümdar.

Dikboğa (Türkçe)
Sert ve aksi kimse.

Dinççağ (Türkçe)
Gücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.

Denizhan (Türkçe)
Eski Türklerde deniz Tanrısı.

Derya (Farsça)
1. Deniz.
2. Çok bilgili, engin kimse.
3. Çok, pek çok.


Dikçam (Türkçe)
Çam gibi uzun olan kimse.

Dinçkal (Türkçe)
"Güçlü ve sağlam kal" anlamında kullanlıan bir ad.

Denizman (Türkçe)
Denizci.

Deryadil (Farsça)
Gönlü geniş, her şeyi hoş gören kimse.

Dikalp (Türkçe)
Sert, aksi yiğit.

Dikdal (Türkçe)
Sert ve aksi kimse.

Dilmaç (Türkçe)
Çevirmen, tercüman.

Dinçkaya (Türkçe)
Gücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.

Denktaş (Türkçe)
1. Akran, aynı yaşta bulunan kimse, yaşıt.
2. Haktan yana olan, adil.


Dikay (Türkçe)
Sert, aksi kimse.

Diktaş (Türkçe)
"Bir taş olsun dik, bir eser bırak" anlamında kullanılan bir ad.

Dilercan (Türkçe)
İsteyen, dilekte bulunan, dileyen kimse.

Dinçsan (Türkçe)
Gücü ve sağlık durumu yerinde olarak tanınan kimse.

Derman (Farsça)
1. İlaç.
2. Çare.
3. Güç, kuvvet.



Devran (Arapça)
1. Dünya, felek.
2. Zaman.
3. Talih, yazgı.



Dikbaş (Türkçe)
İnatçı, dik kafalı, direngen, gururlu kimse.

Dinçalp (Türkçe)
Gücü ve sağlık durumu yerinde olan yiğit.

Dinçsav (Türkçe)
Gücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.

Dinçsay (Türkçe)
"Gücü ve sağlık durumu yerinde olarak kabul et" anlamında kullanılan bir ad.

Dirican (Türkçe)
Güçlü, canlı kimse.

Doğanay (Türkçe)
1. Doğan, dünyaya gelen güzel.
2. Ayın ilk günleri.


Doğanhan (Türkçe)
Doğan, dünyaya gelen hükümdar.

Doğudan (Türkçe)
Doğu yönünden.

Dolunay (Türkçe)
Ayın bütün olarak ve parlak göründüğü dönemi.

Dorukkan (Türkçe)
Başarılı, üstün nitelikli kimse.

Dumanbey (Türkçe)
Kara ve esmer renkli bey.

Dinçtaş (Türkçe)
Gücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.

Dirsehan (Türkçe)
Dede Korkut Hikâyelerinde çocuğu olmadığı için hor görülen kahramanın adı.

Doğanbaş (Türkçe)
Doğan, dünyaya gelen kimse.

Doğuhan (Türkçe)
Doğuda bulunan hükümdar.

Domaniç (Türkçe)
1. Tümsek, yokuş.
2. Kambur.


Dölaslan (Türkçe)
Aslan gibi güçlü soydan gelen kimse.

Dura (Türkçe)
"Yaşasın, ölmesin" anlamında kullanılan bir ad.

Dindar (Arapça)
Allah'a inanmış ve bağlanmış kimse.

Dizdar (Farsça)
Kale muhafızı.

Doğanbey (Türkçe)
Doğan, dünyaya gelen bey.

Doğanşah (Türkçe)
Doğan, dünyaya gelen hükümdar.

Doğukan (Türkçe)
Doğudan olan kimse.

Donat (Türkçe)
"Donat, süsle" anlamında kullanılan bir ad.

Dönmezcan (Türkçe)
Sözünden dönmeyen, dediğini yapan, azimli, kişilikli kimse.

Duracan (Türkçe)
"Yaşasın, uzun ömürlü olsun" anlamında kullanılan bir ad.

Doğa (Türkçe)
1. Var olan her şeyin, canlı ve nesnelerin tümü.
2. Deniz, dağ, ova, orman vb.nin oluşturduğu fiziksel dünya.
3. Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü.


Doğantan (Türkçe)
Şafak vakti.

Dolan (Türkçe)
Dolgun olan.

Dora (Türkçe)
1. Dağ doruğu.
2. Bir şeyin üst kısmı, yukarısı, tepe.
3. En yüksek yer, uç.


Durak (Türkçe)
1. Tren, tramvay, otobüs gibi genel taşıtların durmak zorunda olduğu yer.
2. Hece ölçüsüyle yazılmış koşullarda ölçü kalıpları içindeki durma yeri.


Doğan (Türkçe)
1. Doğan, dünyaya gelen.
2. Kartalgillerden, alıştırılarak kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş.



Doğaner (Türkçe)
Doğan, dünyaya gelen kişi.

Doğantimur (Türkçe)
Doğan, dünyaya gelen güçlü kimse.

Dolaner (Türkçe)
Etine dolgun olan kimse.

Dorak (Türkçe)
Tepe, en yüksek yer, doruk.

Dural (Türkçe)
Hep aynı durumda olan, değişmeden kalan, sakin.

Diribaş (Türkçe)
Açıkgöz, kurnaz.

Doğanalp (Türkçe)
Doğan, dünyaya gelen yiğit.

Doğangün (Türkçe)
Doğan güneş gibi parlak olan.

Dolay (Türkçe)
Etraf, çevre.

Dorukhan (Türkçe)
Başarılı, üstün nitelikli hükümdar.

Duman (Türkçe)
Bir maddenin yanmasıyla çıkan kara ve esmer renkli gaz.

Duran (Türkçe)
1. Yaşayan, varlığını sürdüren.
2. Dağ yolu.
3. Kalan.
4. Dingin, sakin, huzurlu.



Duranay (Türkçe)
Dingin, sakin, huzurlu bir biçimde yaşamını sürdüren kimse.

Durhan (Türkçe)
"Yaşa, uzun ömürlü ol" anlamında kullanılan bir ad.

Duruhan (Türkçe)
Özü temiz hükümdar.

Dündar (Arapça)
1.Dindar
2. T. Eski ordu düzeninde artçı birlik.



Duraner (Türkçe)
Dingin, sakin, huzurlu bir biçimde yaşamını sürdüren kimse.

Dündaralp (Arapça)
1. Dinine bağlı yiğit.
2. T. Eski ordu düzenindeki artçı birlikte yer alan yiğit.



Duransoy (Türkçe)
Dingin, sakin, huzurlu bir biçimde yaşamını sürdürmüş soydan gelen kimse.

Durkaya (Türkçe)
"Artık çocoğun olmasın" anlamında kullanılan bir ad.

Durukal (Türkçe)
"Yaşamın boyunca özün temiz olsun" anlamında kullanılan bir ad.

Durantekin (Türkçe)
Dingin, sakin, huzurlu bir biçimde yaşamını sürdüren hükümdar.

Durualp (Türkçe)
Özü temiz yiğit.

Durukan (Türkçe)
Özü temiz kimse.

Duray (Türkçe)
"Yaşa, uzun ömürlü ol" anlamında kullanılan bir ad.

Durubay (Türkçe)
Özü temiz zengin kişi.

Durusan (Türkçe)
Temiz tanınmış kimse.

Durucan (Türkçe)
Özü temiz kişi.

Düşvar (Farsça)
Güç, zor.

Kız İsimleri
Damla (Türkçe)
Sıvıdan ayrılaıp düşen parça

Defne (Yunanca)
Bir bitki.

Demet (Yunanca)
Bir araya getirilip bağlanmış deste

Deniz (Türkçe)
Büyük su kütlesi

Derya (Farsça)
Deniz

Diba (Farsça)
Atlas, alaca renkli ipek kumaş

Didar (Farsça)
Güzel görünümlü kadın

Dicle (Türkçe)
Bir nehir ismi

Didem (Farsça)
Gözüm

Dilara (Farsça)
Gönül okşayan

Dildade (Farsça)
Sevdalı

Dilek (Türkçe)
Arzu

Dilruba (Farsça)
Gönül kazanan

Duygu (Türkçe)
His

Dürdane (Farsça)
Sevgili, İnci tanesi

Dürriye (Arapça)
İnci gibi parlak

Daime (Arapça)
Sürekli, sonsuz.

Dal (Türkçe)
1. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
2. Arka, sırt.
3. Kol.



Damla (Türkçe)
Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda su vb. sıvı.

Daya (Farsça)
Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Danış (Türkçe)
Önemli bir konuda birkaç kişinin konuşması.

Dayahatun (Farsça)
Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Deha (Arapça)
1. İnsan zekâsının ulaşabileceği en yüksek aşama.
2. Dâhi.


Dehan (Farsça)
Ağız.

Daye (Farsça)
Daya.

Diba (Farsça)
Bir tür süslü ipek kumaş.

Dilay (Farsça)
Gönlü aydınlatan ay gibi güzel.

Dilfeza (Farsça)
Gönlü genişleten, gönlü artıran.

Dilsafa (Farsça)
Gönlü şen, rahat, dertsiz.

Dinçay (Türkçe)
Gücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.

Diclehan (Arapça)
Büyük ırmak gibi çağlayan, çalışıp çaba gösteren hükümdar.

Dilbaz (Türkçe)
1. Güzel söz söyleyen, göze hoş görünen.
2. Konuşmasıyla kandıran.


Dilbaz (Farsça)
Gönül çeken.

Dilhan (Farsça)
Gönülden söyleyen, içten konuşan kimse.

Dilsaz (Farsça)
Gönül yapan, tatlı davranan.

Denizhan (Türkçe)
Eski Türklerde deniz Tanrısı.

Derya (Farsça)
1. Deniz.
2. Çok bilgili, engin kimse.
3. Çok, pek çok.


Didar (Farsça)
Yüz, çehre.

Dildade (Farsça)
Gönül vermiş, âşık.

Dilhayat (Farsça)
Gönül canlılığı.

Dilsitan (Farsça)
Gönül alan güzel.

Dildar (Farsça)
Birinin gönlünü almış, sevgili.

Dilşah (Farsça)
Gönül şahı, sevgili.

Deryanur (Farsça)
Çok güzel, çok parlak olan.

Dilman (Türkçe)
Dilmen.

Dilşat (Farsça)
Gönlü hoş, sevinçli.

Derman (Farsça)
1. İlaç.
2. Çare.
3. Güç, kuvvet.



Devran (Arapça)
1. Dünya, felek.
2. Zaman.
3. Talih, yazgı.


Dilâra (Farsça)
Gönül alan, gönül okşayan, gönlü dinlendiren.

Dilferah (Farsça)
Gönlü ferah, sevinçli.

Dilrüba (Farsça)
Gönül kapan.

Doğanay (Türkçe)
1. Doğan, dünyaya gelen kimse
2. Ayın ilk günleri.


Dolunay (Türkçe)
Ayın bütün olarak ve parlak göründüğü dönemi.

Doğannur (Türkçe)
Nur gibi parlak olarak doğan.

Dirahşan (Farsça)
Parlak, parlayan.

Doğa (Türkçe)
1. Var olan her şeyin, canlı ve nesnelerin tümü.
2. Deniz, dağ, ova, orman vb.nin oluşturduğu fiziksel dünya.
3. Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü.


Doğanbike (Türkçe)
Doğan, dünyaya gelen ız.

Duduhan (Farsça)
Abla, kardeş.

Dirayet (Arapça)
Zekâ, bilgi; kavrayış.

Duhan (Arapça)
1. Kur'an-ı Kerim'de bir sure adı.
2. Duman.


Doğay (Türkçe)
"Ey ay, artık doğ, kendini göster" anlamında kullanılan bir ad.

Durkadın (Türkçe)
"Artık çocuğun olmasın" anlamında kullanılan bir ad.

Durukadın (Türkçe)
Özü temiz kadın.

Dürdane (Arapça)
İnci tanesi.

Dürefşan (Arapça)
1. İnci serpen.
2. İnci gibi söz söyleyeni.


Dürrüşehvar (Arapça)
Padişahlara yaraşır değerde inci.

Durcan (Türkçe)
"Yaşa, uzun ömürlü ol" anlamında kullanılan bir ad.

Duysal (Türkçe)
Duymakla, hissetmekle ilgili olan.

 
@2007 IsimSozlugu.net. Tüm hakları saklıdır.