| Erkek İsimleri |
| Ilgaz (Türkçe) |
Düşmana süvari hücumu
|
| Iraz (Türkçe) |
Kahraman, yiğit
|
| Itri (Arapça) |
Koku satıcısı
|
| ibrahim (Arapça) |
Bir peygamber ismi
|
| idris (Arapça) |
Bir peygamber ismi
|
| ihsan (Arapça) |
İyilik etme, cömertlik
|
| ilbey (Türkçe) |
Eski Türklerde askeri ve idari vali
|
| ilhami (Arapça) |
Kalbine ilahi feyiz doğan
|
| ilhan (Türkçe) |
Türk Moğol hükümdarlarının ünvanı
|
| ilkay (Türkçe) |
Ayın ilk günlerinde doğan çocuk
|
| ilyas (Diger) |
Sulara hükmeden. Bir peygamber ismi
|
| imran (Arapça) |
Evine bağlı kalan.
|
| irfan (Arapça) |
Tecrübe ve zekadan oluşan manevi olgunluk
|
| isa (Arapça) |
Bir peygamber ismi
|
| ishak (Diger) |
Gülme. Bir peygamber ismi
|
| iskender (Farsça) |
Eski Makedonya kralı.
|
| ismail (Arapça) |
Bir peygamber ismi
|
| ismet (Arapça) |
Namuslu, temiz, günahsız
|
| israfil (Arapça) |
Dört büyük melekten biri
|
| izzet (Arapça) |
Kiymet, değer, saygı, ikram
|
| Ilıcak (Türkçe) |
1. Sıcak su kaynayan yer.
2. Ilıkça.
3. Yoğurt yapmak için yeni mayalanmış süt.
|
| Işıkalp (Türkçe) |
Aydın, ileri görüşlü yiğit.
|
| Işılar (Türkçe) |
1. Parlayan, ışıldayan.
2. Neşeli, canlı, şen.
|
| Ilgar (Türkçe) |
1. Çok çabuk, hızlı.
2. Hücum, akın.
3. Verilen söz.
4. Havanın parlak, açık olması.
5. Öfke.
|
| Ilıcan (Türkçe) |
Sıcakkanlı kimse.
|
| Işıkay (Türkçe) |
Ay ışığı.
|
| Ilgarlı (Türkçe) |
1. Çabuk davranan, hızlı.
2. Sözünde duran.
3. Öfkeli.
|
| Ira (Türkçe) |
1. Öz yapı, karakter.
2. Yüz, çehre, görünüş.
|
| Işıkhan (Türkçe) |
Aydın, ileri görüşlü hükümdar.
|
| Ilgaz (Türkçe) |
1. Atın dört nala koşması.
2. Hücum, akın.
|
| Işıkkan (Türkçe) |
Aydın, ileri görüşlü bir soydan gelen kimse.
|
| Işıltan (Türkçe) |
Sabahın ilk aydınlığı.
|
| Ilgazcan (Türkçe) |
Akıncı, savaşçı kimse.
|
| Irmak (Türkçe) |
Çoğunlukla denize dökülen, genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.
|
| Işıktaş (Türkçe) |
Aydın, ileri görüşlü kimse.
|
| Işıman (Türkçe) |
Parlak, aydınlık yüzlü kimse.
|
| Ilgazer (Türkçe) |
Akıncı, savaşçı kimse.
|
| Işıkal (Türkçe) |
"Aydınlan" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Işılak (Türkçe) |
1. Parlak.
2. Göz.
3. Temiz.
4. Geniş yapraklarının bir yüzü parlak olan bir tür ot.
|
| Işınbay (Türkçe) |
Ay gibi parlak yüzlü kimse.
|
| Işınhan (Türkçe) |
Yüzü ay gibi parlak hükümdar.
|
| Işınkan (Türkçe) |
Yüzü ay gibi parlak bir soydan gelen kimse.
|
| Işıtan (Türkçe) |
Aydınlatan, ışık saçan.
|
|
| Kız İsimleri |
| Iğıl (Türkçe) |
Sessiz, yavaş, sakin su akıntısı
|
| Ilgın (Türkçe) |
Çit olarak kullanılan ağaçcık
|
| Işıl (Türkçe) |
Canlı ve parlak, ışık gibi güzel oaln.
|
| Itır (Arapça) |
Güzel, hoş kokulu bir bitki
|
| iclal (Arapça) |
Kudretli, büyüklük
|
| iclal (Arapça) |
Kudretli, büyüklük
|
| idil (Türkçe) |
Bit Oğuz boyu
|
| ifakat (Arapça) |
İyileşme, ayılma
|
| iffet (Türkçe) |
Namusluluk, ahlak kurallarına bağlılık
|
| ikbal (Arapça) |
Talüh açıklılığı
|
| ikrime (Arapça) |
Kerem sahibi
|
| ilbike (Türkçe) |
Beyin hanımı, seçkin ve saygıdeğer kadın
|
| ildem (Türkçe) |
Pişmanlık duyan
|
| ilkbal (Arapça) |
İlk doğan kız çocuğu
|
| incila (Arapça) |
Parlaklık, ışık
|
| ipek (Türkçe) |
Bir tür kumaş
|
| irem (Arapça) |
Cennet bahçesi
|
| irmegân (Farsça) |
Terbiye eden, mutluluk
|
| izem (Arapça) |
Büyüklük, ululuk
|
| Işılar (Türkçe) |
1. Parlayan, ışıldayan.
2. Neşeli, canlı, şen.
|
| Ilıcan (Türkçe) |
Sıcakkanlı kimse.
|
| Işılay (Türkçe) |
Parlayan, ışıldayan ay, ay ışığı.
|
| Işıldar (Türkçe) |
Parlak, göz alıcı, ışıldayan.
|
| Ilgaz (Türkçe) |
1. Atın dört nala koşması.
2. Hücum, akın.
|
| Iraz (Türkçe) |
Raziye.
|
| Işıltan (Türkçe) |
Sabahın ilk aydınlığı.
|
| Irmak (Türkçe) |
Çoğunlukla denize dökülen, genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.
|
| Işınay (Türkçe) |
Ay gibi parlak yüzlü kimse.
|
| Işınsal (Türkçe) |
"Etrafı aydınlat, ışık saç" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Işıtan (Türkçe) |
Aydınlatan, ışık saçan.
|
|