| Erkek İsimleri |
| Naci (Arapça) |
Cennetlik, selamete eren
|
| Nadi (Arapça) |
Haykıran, çağıran
|
| Nadir (Arapça) |
Ender, seyrek bulunan
|
| Nafi (Arapça) |
Allah'ın (c.c.) isimlerinden. Fayda sağlayan
|
| Nafiz (Arapça) |
Sözü geçen, tesirli, kendine itaat edilen
|
| Nail (Arapça) |
Ele geçiren, muradına eren
|
| Naim (Arapça) |
Yumuşak, nimetli yaşayış
|
| Namık (Arapça) |
Yazar,katip
|
| Nami (Farsça) |
Ünlü, tanınmış
|
| Nâsır (Arapça) |
İmdada yetişen, yardımcı
|
| Naşid (Arapça) |
Şiir yazan, söyleyen ve okuyan
|
| Nazım (Arapça) |
Dizi dizilen, düzenleyen, tanzim eden
|
| Nazif (Arapça) |
Şık giyimli, zarif, temiz
|
| Nazmi (Arapça) |
Sıraya koyma, tertipli, düzenli
|
| Necat (Arapça) |
Kurtuluş, selamet
|
| Necati (Arapça) |
Kurtulan, selamete eren
|
| Necdet (Arapça) |
Kahramanlık, yiğitlik
|
| Necmeddin (Arapça) |
Dinin yıldızı
|
| Necmi (Arapça) |
Yıldızla ilgili
|
| Nedim (Arapça) |
Sohbet arkadaşı
|
| Nejad (Farsça) |
Nesil, soy
|
| Nesim (Arapça) |
Hoş mülayim insan
|
| Neşad (Arapça) |
Sevinç, keyif
|
| Neşet (Arapça) |
Doğma meydana çıkma, kaynak olma
|
| Nevzad (Farsça) |
Yeni doğan erkek çocuk.
|
| Neyzen (Farsça) |
Ney çalan kişi
|
| Nezihi (Arapça) |
İncelikle ilgili, temiz
|
| Nihat (Farsça) |
Huy, tabiat, kişilik
|
| Niyazi (Farsça) |
Dua eden
|
| Nizam (Arapça) |
Dinin düzeni, sıra
|
| Nizami (Arapça) |
Usüle uygun
|
| Nuh (Arapça) |
Bir peygamber ismi
|
| Numan (Arapça) |
Gelincik, kan
|
| Nureddin (Arapça) |
Dinin ışığı
|
| Nuri (Arapça) |
Nurla ilgili
|
| Nurullah (Arapça) |
Allah'ın (c.c.) nuru
|
| Nusret (Arapça) |
Allah'ın (c.c.) yardımı
|
| Naci (Arapça) |
1. Kurtulan, selamete kavuşan.
2. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.
|
| Nacil (Arapça) |
Soyu sopu temiz olan kimse..
|
| Nadir (Arapça) |
Seyrek, az bulunur.
|
| Nafiz (Arapça) |
1. Delip geçen.
2. İçe işleyen, giren.
3. Etkili, sözü geçen.
|
| Nabi (Arapça) |
1. Haberci, haber veren.
2. Yerden çıkıp fışkıran, kaynayan, akan.
3. Yüksek, yüce.
|
| Nadi (Arapça) |
1. Haykıran, çağıran.
2. Meclis, toplantı.
|
| Nafi (Arapça) |
1. Yararlı, kârlı.
2. Tanrı adlarındandır.
3. Yok eden, ortadan kaldıran, süren.
|
| Nadim (Arapça) |
Pişmanlık duyan, pişman.
|
| Naim (Arapça) |
1. Bolluk, varlık içinde yaşayış.
2. Cennetin bir bölümü.
|
| Nakip (Arapça) |
1. Bir kavim veya kabilenin başkanı.
2. Bir tekkede, şeyhin yardımcısı olan en eski derviş veya dede
|
| Nart (Türkçe) |
Yürekli, yiğit.
|
| Namık (Arapça) |
Yazıcı, yazar, kâtip.
|
| Narter (Türkçe) |
Cesur, yürekli kimse.
|
| Nasrettin (Arapça) |
Dine yardımı dokunan kimse, yardımcı.
|
| Nahit (Farsça) |
1. Zühre, Venüs gezegeni.
2. Ar. Ergenliğe erişmiş
|
| Naip (Arapça) |
1. Birinin yerine geçen.
2. Kadı.
3. Nöbet bekleyen.
|
| Nas (Arapça) |
İnsanlar, halk, herkes.
|
| Nasih (Arapça) |
Öğüt veren.
|
| Nasri (Arapça) |
Tanrı yardımıyla, üstünlük ve ülke almakla ilgili.
|
| Nami (Farsça) |
Ünlü, namlı, şöhretli.
|
| Nasrullah (Arapça) |
Allah'ın yardımı.
|
| Nail (Arapça) |
Muradına eren, kazanmış, ele geçirmiş.
|
| Nakıp (Arapça) |
Nakip.
|
| Namal (Farsça) |
"Adın duyulsun, ün kazan" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Nasıf (Arapça) |
1. Bir şeyi iki eşit parçaya bölen.
2. Ekmek.
|
| Nasip (Arapça) |
1. Pay, hisse.
2. Tanrı´nın kısmet ettiği şey.
|
| Nasuh (Arapça) |
1. Öğütçü, öğüt veren.
2. Temiz, saf.
|
| Naki (Arapça) |
1. Temiz, pak.
2. Çok ince, çok güzel, arif.
|
| Namdar (Farsça) |
Namlı, ünlü.
|
| Nasır (Arapça) |
Yardımcı, yardım eden.
|
| Nasir (Arapça) |
1. Yayan, saçan.
2. Nesir yazan.
|
| Nasuhi (Arapça) |
Bozulmaz biçimde tövbe eden.
|
| Natuk (Arapça) |
Güzel, düzgün konuşan, söz söyleyen.
|
| Necabettin (Arapça) |
Dinin soyluluğu.
|
| Nejat (Farsça) |
1. Soy, nesil.
2. Doğa, yaradılış, yapı.
|
| Naşir (Arapça) |
1. Yayan, dağıtan, saçan.
2. Kitap vb. yayımlayan, çıkaran.
|
| Natuvan (Farsça) |
1. Zayıf, güçsüz.
2. Beceriksiz.
|
| Nazır (Arapça) |
1. Bakan, gören.
2. Bakan, vekil.
|
| Nazmi (Arapça) |
1. Nazımla, sözle, şiirle ilgili.
2. Sıralı, tertipli.
|
| Necat (Arapça) |
Kurtuluş, kurtulma.
|
| Nayman (Yunanca) |
1. Sekiz.
2. Batı Moğolistan'da yaşayan sekiz kabileden oluşan topluluk.
|
| Nazif (Arapça) |
Temiz, pak.
|
| Necati (Arapça) |
Kurtulmuş.
|
| Naşit (Arapça) |
Şiir okuyan, şiir söyleyen, şiir yazan.
|
| Neccar (Arapça) |
1. Dülger.
2. Marangoz.
|
| Natık (Arapça) |
1. Söyleyen, konuşan.
2. Düşünen.
3. Bildiren, bildirici.
|
| Nazik (Farsça) |
1. Saygılı davranan.
2. İnce yapılı, narin.
|
| Nebahattin (Arapça) |
Dinin şanı ve şerefi.
|
| Neşat (Arapça) |
Sevinç, keyif, neşe, şenlik.
|
| Nazar (Arapça) |
1. Bakma, göz atma.
2. Düşünme.
3. Göz değme.
4. İtibar, saygı.
|
| Nazım (Arapça) |
1. Düzenleyen, tanzim eden.
2. Manzum yazan.
|
| Nazir (Arapça) |
Benzer, eş, örnek.
|
| Necabet (Arapça) |
Soy temizliği, soyluluk.
|
| Nehar (Arapça) |
Gündüz.
|
| Nevzat (Farsça) |
Yeni doğmuş, yeni doğan çocuk.
|
| Nişanbay (Farsça) |
Ünlü, meşhur, tanınmış kimse.
|
| Nizar (Farsça) |
Zayıf.
|
| Nida (Arapça) |
Bağırma, seslenme.
|
| Nihat (Farsça) |
Doğa, huy, yaradılış.
|
| Niyaz (Farsça) |
1. Yalvarma, yakarma.
2. İstek, arzu.
3. Dua.
|
| Nogay (Yunanca) |
1. Köpek.
2. Kafkasya'da yaşayan bir Türk kavmi.
|
| Nidai (Arapça) |
Bağıran, seslenen.
|
| Nihayet (Arapça) |
Son, bitim, uç.
|
| Nisan (Arapça) |
Yılın dördüncü ayı.
|
| Niyazi (Farsça) |
Yalvaran, niyaz eden.
|
| Noyan (Yunanca) |
1. Baş komutan.
2. Bey.
|
| Nevsal (Farsça) |
Yeni yıl.
|
| Nisani (Arapça) |
Nisan ayında doğan.
|
| Nizam (Arapça) |
1. Kural.
2. Düzen, tertip, sıra.
3. Kanun.
|
| Nuhcan (Arapça) |
Nuh Peygamber gibi uzun ömürlü olması istenilen.
|
| Nezahattin (Arapça) |
Dinin temizliği.
|
| Nihai (Arapça) |
Sonuncu.
|
| Nilhan (Farsça) |
Nil ve han.
|
| Nizamettin (Arapça) |
Dinin nizamı, düzeni.
|
| Nuhkan (Arapça) |
Nuh Peygamber soyundan olan.
|
| Nevcivan (Farsça) |
Genç, delikanlı.
|
| Nimetullah (Arapça) |
Tanrının verdiği nimet.
|
| Nişan (Farsça) |
İm, iz, belirti.
|
| Nizami (Arapça) |
Tertipli, düzenli.
|
| Numan (Arapça) |
1. Kan.
2. Gelincik.
|
| Nural (Arapça) |
"Aydınlık, ışık al" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Nuraydın (Arapça) |
Aydınlık, ışık, parlaklık.
|
| Nurdağ (Arapça) |
Aydınlığı dağlara vuran.
|
| Nurzat (Arapça) |
Nurlu, aydınlık kişi.
|
| Nuralp (Arapça) |
Parlak, ışıklı, aydınlık yiğit.
|
| Nurbaki (Arapça) |
Sürekli aydınlık, nurlu, parlak olan.
|
| Nurdal (Arapça) |
Aydınlık, parlak bir soydan gelen.
|
| Nurihak (Arapça) |
Tanrının ışığı, nuru.
|
| Nurşah (Arapça) |
Aydınlık, parak şah.
|
| Nurdan (Arapça) |
Işıktan oluşmuş, nurlu, ışıklı, parlak.
|
| Nurtaç (Arapça) |
Nurlu, ışıklı taç giymiş olan.
|
| Nuyan (Yunanca) |
Noyan.
|
| Nurani (Arapça) |
1. Işıklı, ışık saçan.
2. Saygı uyandıran, nurlu.
|
| Nurbay (Arapça) |
Nurlu, aydınlık kimse.
|
| Nurhan (Arapça) |
Işık saçan hükümdar.
|
| Nursal (Arapça) |
"Işık saç, çevreni aydınlat" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Nuratay (Arapça) |
Nurlu, ışık saçan tanınmış kimse.
|
| Nurcan (Arapça) |
Nurlu, ışıklı, aydın kimse.
|
| Nurkan (Arapça) |
Temiz, aydınlık soydan gelen kimse.
|
| Nursan (Arapça) |
Aydınlık, temiz adı olan.
|
| Nuray (Arapça) |
Ayın parlaklığı, ay ışığı.
|
| Nurcihan (Arapça) |
Dünyayı aydınlatan nur, âlemin, dünyanın ışığı.
|
| Nurdoğan (Arapça) |
Nurlu, parlak biri biçimde doğan.
|
| Nurullah (Arapça) |
Tanrı'nın nuru.
|
|
| Kız İsimleri |
| Nabia (Arapça) |
Kaynayan yerden fışkıran, akan
|
| Nabiye (Arapça) |
Haber veren
|
| Naciye (Arapça) |
Cennetlik, selamete eren
|
| Nadide (Farsça) |
Çok değerli
|
| Nadire (Arapça) |
Eşi benzeri az bulunan
|
| Nafia (Arapça) |
Faydalı, şifalı, hayırlı
|
| Nafize (Arapça) |
Sözü geçen, tesirli, kendine itaat edilen
|
| Nagehan (Farsça) |
Birdenbire, ansızın
|
| Nahide (Farsça) |
Yeni yetişmiş kız
|
| Naime (Arapça) |
Nazlı büyütülmüş, zarif, güzel kadın
|
| Nalan (Farsça) |
İnleyen, sızlanan, ağlayan
|
| Nazan (Farsça) |
Naz eden, nazlı olan
|
| Nazife (Arapça) |
Zarif ve şık giyimli
|
| Nebahat (Arapça) |
Şeref sahibi, ünlü kadın
|
| Nebile (Arapça) |
Yüksek meziyet ve onur sahibi, akıllı, bilgili
|
| Necibe (Arapça) |
Soyu sopu temiz, ahlakı güzel, iyi huylu
|
| Necla (Arapça) |
Kız çocuk, soy, nesil
|
| Necmiye (Arapça) |
Kuran ehli
|
| Nefise (Arapça) |
Çok hoşa giden
|
| Nergis (Farsça) |
Bir tür süs bitkisi
|
| Neriman (Farsça) |
Yiğit, bahadır, kahraman
|
| Nermin (Farsça) |
Yumuşak, kibar, nazik
|
| Nesime (Arapça) |
Alçak gönüllü insan
|
| Nesrin (Farsça) |
Yaban gülü
|
| Neşe (Arapça) |
Mutluluk, sevinç
|
| Nevin (Farsça) |
Yepyeni
|
| Nezafet (Arapça) |
Temizlik, parlaklık
|
| Nigar (Farsça) |
Resim, nakış
|
| Nihal (Farsça) |
Sevgili, taze, ince ve düzgün vücudlu
|
| Nilgün (Farsça) |
Lacivert, çivit renginde
|
| Nilüfer (Farsça) |
Bir su bitkisi
|
| Nimet (Arapça) |
Yiyecek ve içecek gibi gerekli olan
|
| Nur (Arapça) |
Allah'ın (c.c.) isimlerinden. Aydınlatan
|
| Nuran (Arapça) |
Nurlu
|
| Nuriye (Arapça) |
Nurlu
|
| Nurinisa (Arapça) |
Nurlu kadın
|
| Nükhet (Arapça) |
Müstehcen söz ve kelimeler, ağız kokusu
|
| Nadime (Arapça) |
Pişmanlık duyan, pişman olan.
|
| Nafile (Arapça) |
1. İşe yaramayan, boş.
2. Fazladan kılınan namaz veya tutulan oruç.
|
| Nafiye (Arapça) |
Yok eden, ortadan kaldıran, süren.
|
| Naciye (Arapça) |
1. Kurtulan, selamete kavuşan.
2. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik.
|
| Nadire (Arapça) |
Seyrek, az bulunur.
|
| Nadiye (Arapça) |
1. Bağıran, bağırıp çağıran, seslenen.
2. Toplantı, meclis.
|
| Nafize (Arapça) |
1. Delip geçen.
2. İçe işleyen, giren.
3. Etkili, sözü geçen.
|
| Nabia (Arapça) |
Yerden çıkıp fışkıran, kaynayan, akan.
|
| Nadide (Farsça) |
Görülmemiş, az bulunan, değerli.
|
| Nagehan (Farsça) |
Ansızın, birdenbire, vakitsiz.
|
| Nabiye (Arapça) |
Haberci, haber veren.
|
| Nafia (Arapça) |
Bayındırlık, bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmaların tümü.
|
| Nağme (Arapça) |
Güzel ve uyumlu ses, ezgi.
|
| Nahide (Arapça) |
Körpe, genç kız.
|
| Name (Farsça) |
1. Mektup.
2. Aşk mektubu.
3. Kitap, dergi.
|
| Nardane (Farsça) |
Nar tanesi.
|
| Nasıra (Arapça) |
Yardımcı, yardım eden.
|
| Nasiye (Arapça) |
Unutan, unutmuş olan.
|
| Nahire (Arapça) |
Ayın ilk günü veya son gecesi.
|
| Naime (Arapça) |
Nazlı büyütülmüş, güzel ve zarif.
|
| Nakiye (Arapça) |
1. Temiz, pak.
2. Çok ince, çok güzel, zarif.
|
| Nargül (Arapça) |
Ateş renginde, kırmızı gül.
|
| Nasibe (Arapça) |
1. Pay, hisse.
2. Allah’ın kısmet ettiği şey.
3. Yollara nişan için dikilen tas.
|
| Nakşıdil (Arapça) |
Gönül resmi, gönül süsü.
|
| Namıka (Arapça) |
Yazıcı, yazar.
|
| Narhanım (Farsça) |
Nar tanesi gibi kırmızı yüzlü kadın.
|
| Naibe (Arapça) |
Vekil, birinin yerine geçen.
|
| Naire (Arapça) |
Ateş, alev, sıcaklık.
|
| Nalân (Farsça) |
İnleyen, inleyici.
|
| Narin (Farsça) |
İnce yapılı, zarif.
|
| Nasfet (Arapça) |
İnsaf, adaletli olma.
|
| Nasiha (Arapça) |
Öğüt veren.
|
| Namiye (Arapça) |
1. Yetişen, büyüyen, artan.
2. Güç kazanma.
|
| Nariye (Arapça) |
1. Ateşle ilgili.
2. Cin, peri.
|
| Nasip (Arapça) |
1. Pay, hisse.
2. Allah’ın kısmet ettiği şey.
|
| Naile (Arapça) |
Muradına eren, kazanmış, ele geçirmiş.
|
| Nardan (Farsça) |
1. Nar taneleri.
2. Gözyaşı damlası.
|
| Narkadın (Farsça) |
Narhanım.
|
| Naşide (Arapça) |
Şiir okuyan, şiir söyleyen, şiir yazan.
|
| Nazbike (Farsça) |
Nazlı kız.
|
| Nazıma (Arapça) |
1. Düzenleyen, tanzim eden.
2. Manzum yazan.
|
| Nazire (Arapça) |
Benzer, örnek, eş.
|
| Nazlım (Farsça) |
"Sevdiğim, değer verdiğim, üstüne titrediğim, edalım" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Nazende (Farsça) |
1. Naz eden, nazlanan, nazlı.
2. Sevgili.
|
| Nazlan (Farsça) |
"Naz yap, kendini beğendir, nazlı, cilveli ol" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Necat (Arapça) |
Kurtuluş, kurtulma.
|
| Neriman (Farsça) |
Pehlivan, yiğit, cesur.
|
| Naşire (Arapça) |
Dağıtan, yayan, saçan.
|
| Nazenin (Farsça) |
1. Cilveli, nazlı, hoş.
2. Nazlı büyütülmüş, şımarık.
3. Yapısı ince, narin.
|
| Nazlı (Farsça) |
Naz yapan, kendini ağıra satan, işveli, edalı.
|
| Nazmiye (Arapça) |
1. Nazımla, sözle, şiirle ilgili.
2. Sıralı, tertipli.
|
| Neslihan (Arapça) |
Han soyundan gelen, soylu.
|
| Naz (Farsça) |
Kendini beğendirmek için yapılan davranış, cilve.
|
| Nazhanım (Farsça) |
Nazlı kız.
|
| Nazife (Arapça) |
1. Temiz, pak.
2. Zarif, kibar.
|
| Nazlıcan (Farsça) |
Nazlı kimse.
|
| Nebahat (Arapça) |
Şan, şeref, onur.
|
| Neslişah (Arapça) |
Şah soyundan gelen.
|
| Nazan (Farsça) |
Nazlanan, nazlı, cilveli.
|
| Nazıdil (Farsça) |
Gönül nazı, gönül cilvesi.
|
| Nazik (Farsça) |
1. Saygılı davranan.
2. İnce yapılı, narin.
|
| Nazlıgül (Farsça) |
Nazlı güzel.
|
| Nefaset (Arapça) |
1. Hoşluk, güzellik.
2. Değerlilik.
|
| Neşat (Arapça) |
Sevinç, keyif, neşe, şenlik.
|
| Natıka (Arapça) |
1. Söz söyleyen, konuşan.
2. Düşünen.
3. Bildiren, bildirici.
|
| Nazlıhan (Farsça) |
Nazlı hükümdar.
|
| Neşecan (Arapça) |
Neşeli, sevinçli kimse.
|
| Neva (Farsça) |
1. Ses, ahenk, nağme.
2. Refah, mutluluk.
|
| Neveda (Farsça) |
Yeni tarz, yeni biçim.
|
| Nevzat (Farsça) |
Yeni doğmuş, yeni doğan çocuk.
|
| Nezaket (Arapça) |
İncelik, kibarlık.
|
| Nihan (Farsça) |
1. Gizli, saklı.
2. Sır, giz.
|
| Niran (Farsça) |
1. Ateşler.
2. Cehennem.
|
| Neval (Arapça) |
1. Talih, kader.
2. Bağış, ihsan.
|
| Nevnihal (Farsça) |
Ağacın taze sürgünü, yeni, körpe fidan.
|
| Neyran (Arapça) |
Niran.
|
| Nida (Arapça) |
Bağırma, seslenme.
|
| Nisa (Arapça) |
1. Kadın.
2. Kur'an-ı Kerim'de IV. sure.
|
| Niyaz (Farsça) |
1. Yalvarma, yakarma.
2. İstek, arzu.
3. Dua.
|
| Nevale (Arapça) |
1. Talih, kısmet.
2. Bağış, ihsan.
3. Yiyecek, içecek şey, azık.
|
| Nevra (Arapça) |
1. Işıklı olma, parlaklık.
2. Çiçek, özellikle beyaz çiçek.
|
| Nezafet (Arapça) |
Temizlik, paklık.
|
| Nihayet (Arapça) |
Son, bitim, uç.
|
| Nisan (Arapça) |
Yılın dördüncü ayı.
|
| Nevbahar (Farsça) |
İlkbahar.
|
| Nezahat (Arapça) |
Nezahet.
|
| Nihade (Farsça) |
Konulmuş, bırakılmış.
|
| Nilay (Farsça) |
Ayın parlaklığı.
|
| Nevcan (Farsça) |
Yeni doğmuş, küçük, genç.
|
| Nevsale (Farsça) |
Genç, taze, küçük.
|
| Nilhan (Farsça) |
Nil ve han.
|
| Nisvan (Arapça) |
Kadınlar.
|
| Nevcivan (Farsça) |
Genç, yeni yetişen.
|
| Nevvare (Arapça) |
Ağaç çiçeği.
|
| Nezahet (Arapça) |
Temizlik, ahlak temizliği.
|
| Nihal (Farsça) |
1. Fidan, taze sürgün.
2. İnce ve düzgün vücutlu sevgili.
|
| Nural (Arapça) |
"Aydınlık, ışık al" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Nurdağ (Arapça) |
Aydınlığı dağlara vuran.
|
| Nurefşan (Arapça) |
Işık saçan, çevresini aydınlatan.
|
| Nurhayat (Arapça) |
Hayat veren ışık, aydınlık.
|
| Nurmah (Arapça) |
Ay gibi güzel ve nurlu.
|
| Nursima (Arapça) |
Işıklı, aydınlık yüz.
|
| Nurdal (Arapça) |
Aydınlık, parlak bir soydan gelen.
|
| Nurfeza (Arapça) |
Işığı artıran, ışık saçan.
|
| Nursabah (Arapça) |
Işıklı, aydınlık sabah.
|
| Nuşabe (Farsça) |
İçene ölümsüzlük vereceğine inanılan su, bengi su, hayat suyu.
|
| Nuran (Arapça) |
Nurlu, ışıklı, aydınlık.
|
| Nurbanu (Arapça) |
Işık saçan, aydınlık yüzlü, nur yüzlü kadın, hanım.
|
| Nurdan (Arapça) |
Işıktan oluşmuş, nurlu, ışıklı, parlak.
|
| Nurfidan (Arapça) |
Nurlu, aydınlık genç.
|
| Nurinisa (Arapça) |
Kadınlığın nuru, ışığı.
|
| Nursaç (Arapça) |
"Işık saç, aydınlat" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Nurtaç (Arapça) |
Nurlu, ışıklı taç giymiş olan.
|
| Nurdanay (Arapça) |
Çok ışıklı, çok parlak.
|
| Nurhan (Arapça) |
Işık saçan hükümdar.
|
| Nurkadın (Arapça) |
Aydın, parlak kadın.
|
| Nursal (Arapça) |
"Işık saç, çevreni aydınlat" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Nurtan (Arapça) |
Işıklı, aydınlık tan.
|
| Nurcan (Arapça) |
Nurlu, ışıklı, aydın kimse.
|
| Nurdane (Arapça) |
Nur tanesi.
|
| Nurhanım (Arapça) |
Aydınlık, ışık saçan hanım.
|
| Nurkan (Arapça) |
Temiz, aydınlık soydan gelen kimse.
|
| Nursan (Arapça) |
Aydınlık, temiz adı olan.
|
| Nurtane (Arapça) |
Parlak ve ışıklı olan.
|
| Nuray (Arapça) |
Ayın parlaklığı, ay ışığı.
|
| Nurcihan (Arapça) |
Dünyayı aydınlatan nur, âlemin, dünyanın ışığı.
|
| Nurdoğan (Arapça) |
Nurlu, parlak biri biçimde doğan.
|
| Nurhayal (Arapça) |
Hayalleri süsleyen aydınlık, ışık.
|
| Nurlan (Arapça) |
"Işıklan, ışık saç" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Nursema (Arapça) |
Işıklı, aydınlık gökyüzü.
|
|