Gazete Sayfaları
Flash Oyunlar
Resim Arşivi
Surelerin Okunuşu
Yemek Tarifleri
Şehirler Hakkında
Şifalı Bitkiler
Link Bankası
Rüya Tabirleri
Fıkra Arşivi
Özgür Kadınlar
Link Directory
Web Directory
 
Y harfiyle başlayan çocuk isimleri...

 
Erkek İsimleri
Yafes (Türkçe)
Nuh Peygamber'in üçüncü oğlu, Türklerin atası

Yahya (Arapça)
Bir peygamber adı, Canlı olan, yaşayan

Yakub (Diger)
Bir peygamber adı, İzleyen, takib eden.

Yalçın (Türkçe)
Sarp, dik, yüksek, çıplak ve kaygan yer

Yaman (Türkçe)
Cesur, güçlü

Yasin (Arapça)
Bir sure adı.

Yaser (Arapça)
Bolluk, berekt, varlık, zenginlik

Yavuz (Türkçe)
Yaman, güçlü, Osmanlı Padişahı 1.Selim'in lakabı

Yekser (Farsça)
Tek başına, bir baştan bir başa aniden

Yekta (Farsça)
Tek, benzersiz, eşi olmayan

Yerhum (Arapça)
Erkek kartal

Yesari (Arapça)
Zenginlikle ilgili, sola ait

Yıldırım (Türkçe)
Osmanlı Padişahı 1.Bayezid'in lakabı

Yunus (Arapça)
Bir peygamber adı

Yusuf (Arapça)
Bir peygamber adı

Yümni (Arapça)
Her işi sağ eli ile yapan, uğurlu

İbad (Arapça)
İbat.

İkrami (Arapça)
1. İkram ile ilgili, saygı ve ağırlamayla ilgili.
2. İkramı seven.


İlbastı (Türkçe)
İlbasan.

İlgar (Türkçe)
Ilgar.

İlimdar (Arapça)
Bilim sahibi, bilgili kimse.

İbadet (Arapça)
Allah’ın buyruklarını yerine getirme, tapınma.

İhsan (Arapça)
1. İyilik etme, iyilik.
2. Bağış, bağışlama.
3. Bağışlanan şey.



İlal (Türkçe)
"Ülke al, fethet" anlamında kullanılan bir ad.

İlbaş (Türkçe)
Bir ülkenin başı, hükümdar.

İlgazi (Türkçe)
Gazi olan.

İlkan (Türkçe)
"Öncelikle an, hatırla" anlamında kullanılan bir ad.

İbadullah (Arapça)
Allah'ın kulları, insanlar.

İhvan (Arapça)
1. Sadık, candan dostlar.
2. Bir tarikata mensup kişiler.



İlalan (Türkçe)
Ülke alan, ülke fetheden.

İlaydın (Türkçe)
Ülkenini aydın ve mutlu kimsesi.

İlbay (Türkçe)
Vali.

İlkay (Türkçe)
Ayın hilal durumu, yeni ay.

İbat (Arapça)
1. Kullar, insanlar.
2. İbadet edenler.



İhya (Arapça)
1. Diriltme, canlandırma.
2. İyilik, lütuf.
3. Uyandırma, canlandırma, tazelik verme.



İlaldı (Türkçe)
İlalan.

İlbars (Türkçe)
Ülkenini en güçlü kimsesi.

İlboğa (Türkçe)
Ülkenini en güçlü kimsesi.

İlham (Arapça)
1. İçe, gönle doğma, esin.
2. İçe, gönle doğan şey.
3. Allah’ın Peygamberlerin yüreğine doğdurduğu Tanrısal âleme özgü duygu ve düşünceler.


İbrahim (Italyanca)
İnananların, halkların babası.

İkbal (Arapça)
1. Baht açıklığı.
2. Arzu, istek.


İlalmış (Türkçe)
İlalan.

İlbasan (Türkçe)
Bir ülke üzerine yürüyen, o ülkeyi fetheden.

İlbozan (Türkçe)
Ülkenin altını üstüne getiren kimse.

İlhami (Arapça)
İçe, gönle doğan duygularla, düşüncelerle, esinle ilgili.

İçaçan (Türkçe)
İç açan, gönlü rahatlatan, beğenilen.

İkram (Arapça)
1. Saygı gösterme.
2. Ağırlama.
3. Bir şeyi armağan olarak verme.


İlarslan (Türkçe)
Ülkenin en güçlü insanı.

İlbasmış (Türkçe)
İlbasan.

İlcan (Türkçe)
Memleketin sevimlisi.

İlhan (Türkçe)
1. Hükümdar, imparator.
2. Eskiden Moğol İmparatorlarına verilen san.



İlkehan (Türkçe)
Kendine göre ilkeleri olan hükümdar.

İlsavaş (Türkçe)
Ülkenini savaşçı kimsesi.

İlyas (Italyanca)
1. Kutsal kitaplarda adı geçen, yağmurlara hükmeden İsrail Peygamberi.
2. Mersin ağacı.


İnalkut (Türkçe)
Kendisine inanılan, güvenilen kutlu kimse.

İnanöz (Türkçe)
Özünde inanç olan, iman eden.

İrfani (Arapça)
İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.

İsfendiyar (Farsça)
İran Mitolojisinde adı geçen hükümdarın adı.

İlsavun (Türkçe)
"Ülkeni düşmanlardan koru, savun" anlamında kullanılan bir ad.

İmadettin (Arapça)
Dinin direği.

İmdat (Arapça)
1. Tehlikede veya güç durumda olana yapılan yardım.
2. Yardım için gelen kuvvet.


İnaltekin (Türkçe)
Kendisine inanılan, güvenilen kimse.

İnayet (Arapça)
1. Yardım, ihsan, iyilik, lütuf.
2. Gözetme, kayırma.
3. İnsanları rahata kavuşturmak için Allah’ın yapmış olduğu doğaüstü bağış veya yardım.


İshak (Italyanca)
1. Gülen.
2. Kutsal kitaplarda adı geçen İbrani peygamberi.



İlkutay (Türkçe)
Ülkenin mutlusu olan kimse.

İltan (Türkçe)
Ülkenin beğenilen insanı.

İmam (Arapça)
1. En önde bulunan, önder.
2. Namazda kendisine uyulan kimse.
3. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.
4. Halife olan kimse.



İnak (Türkçe)
Gerçek dost, arkadaş, sırdaş.

İnan (Türkçe)
Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme, iman.

İncebay (Türkçe)
Nazik, kibar kimse.

İrfat (Arapça)
Yardım etme, bir şey verme.

İsmail (Italyanca)
1. Tanrı'yı işiten.
2. Kutsal kitaplarda adı geçen, İbrahim Peygamberin oğlu olan İbrani peygamberi.



İlkünsal (Türkçe)
İlk doğan erkek çocuklara verilen adlardan biri.

İltaş (Türkçe)
Ülkenin sert, güçlü insanı.

İmamettin (Arapça)
Dinin öncüsü, önderi.

İnal (Türkçe)
Kendisine inanılan, güvenilen kimse.

İnanç (Türkçe)
1. Bir düşünceye gönülden bağlılık.
2. Allah’a, bir dine inanma, iman.
3. Güven ve inanma duygusu.



İrşat (Arapça)
Doğru yolu gösterme, uyarma.

İltay (Türkçe)
Ülkenin benzersiz insanı.

İman (Arapça)
1. İnanma, inanç.
2. İslam dinini kabul etme.



İnalbey (Türkçe)
Kendisine inanılan, güvenilen bey.

İnançlı (Türkçe)
İnancı olan, imanlı.

İsa (Italyanca)
1. Allah’ın yarlıgaması, mağfireti.
2. Dört büyük Peygamberden Hristiyanlığın kurucusu, doğumu Türkiye’de ve Batı’da takvim başlangıcı sayılan peygamber.


İlpars (Türkçe)
Ülkenin en güçlü kimsesi.

İlvan (Türkçe)
1. Gösteriş, çalım.
2. Süs.


İmat (Arapça)
Direk, sütun.

İnalcık (Türkçe)
Kendisine inanılan, güvenilen kimse.

İnanır (Türkçe)
İnanan, inançlı.

İrfan (Arapça)
1. Bilme, anlama.
2. Kültür, ekin.
3. Tasavvufta evrenin sırlarını bilme gücü.


İsrafil (Arapça)
İslam inanışında dört melekten, kıyamet kopacağını üfleyeceği boru ile bildirecek olan melek.

İstemihan (Türkçe)
Göktürk Devletinin kurucusu Bumin Kağan'ın kardeşi olan Türk hakanı.

İyidoğan (Türkçe)
Doğumu uğur getiren.

İstikbal (Arapça)
1. Gelecek zaman, gelecek.
2. Karşılama.


İyisan (Türkçe)
İyi adla anılan, iyi tanınan kimse.

İsvan (Türkçe)
Sacda pişen ekmeği çevirmeye yarayan araç.

İzboğa (Türkçe)
Güçlü, kuvvetli bir iz bırakan kimse.

İşcan (Türkçe)
Çalışkan, becerikli, iş bilen.

İzbudak (Türkçe)
Soyu iyi bir iz bırakmış olan kimse.

İşman (Türkçe)
İşmen.

Yabız (Türkçe)
Yavuz.

Yağın (Türkçe)
Yağmur.

Yağızbay (Türkçe)
Esmer kimse.

Yağıztekin (Türkçe)
Esmer kimse.

Yada (Türkçe)
1. Büyü,sihir, afsun.
2. Kutsal.
3. Türklerde geçmişte büyü yapımında kullanılan yeşim taşı.


Yağınalp (Türkçe)
Hareketli yiğit.

Yağızboğa (Türkçe)
Güçlü, esmer kimse.

Yabalak (Türkçe)
1. Yabancı.
2. Issız kır,ova.
3. Dışan, başka ülke, gurbet.
4. Ekin Tarlası.



Yadacı (Türkçe)
1. Büyücü, sihirbaz.
2. Hekim.



Yağısıyan (Türkçe)
Düşmanı yenen, zafer kazanan.

Yağızer (Türkçe)
Esmer kimse.

Yağmur (Türkçe)
Havadaki su buğusu-nun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı.

Yaban (Türkçe)
1. Yabancı.
2. Issız kır,ova.
3. Dışarı, başka ülke, gurbet.
4. Ekin tarlası.


Yadigâr (Farsça)
Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse.

Yağızhan (Türkçe)
Esmer hükümdar.

Yağmurca (Türkçe)
1. Bir tür geyik.
2. Dağ keçisi.



Yabar (Türkçe)
Güzel koku, misk.

Yafes (Arapça)
Hz. Nuh'un üçüncü oğlu.

Yağız (Türkçe)
1. Esmer.
2. Doru.
3. Yiğit.
4. Bakımlı hayvan.



Yağızkan (Türkçe)
Esmer bir soydan gelen kimse.

Yahşi (Türkçe)
İyi, güzel, çok güzel.

Yabgu (Türkçe)
Yol gösterici, kılavuz.

Yağan (Türkçe)
Yağmur, kar

Yağızalp (Türkçe)
Esmer, güçlü yiğit.

Yağızkurt (Türkçe)
Esmer, güçlü kimse.

Yahşibay (Türkçe)
İyi tanınan, saygın kimse.

Yahşiboğa (Türkçe)
İyi, güzel, güçlü kimse.

Yakut (Arapça)
Pembe veya kırmızı renkte değerli bir süs taşı.

Yalazay (Türkçe)
Alev gibi parlak olan.

Yaldırım (Türkçe)
Yıldırım.

Yalın (Türkçe)
1. Gösterişsiz, süssüz, sade.
2. Alev, ateş.
3. Taş, büyük kaya.
4. Çıplak, örtüsüz.


Yalman (Türkçe)
1. Kılıç, kama, bıçak, mızrak vb.nin ağzı veya ucu.
2. Sarp, dik.
3. Eğik, eğinik.


Yamaç (Türkçe)
1. Dağın veya tepenin herhangi bir yanı.
2. Karşı.
3. Yan, yakın.


Yahşihan (Türkçe)
İyi, güzel hükümdar.

Yalabuk (Türkçe)
1. Güzel, yakışıklı, sevimli.
2. Parlak, ışıltılı.
3. Şimşek.
4. Çevik, atik, işgüzar.
5. Kavgada üstün gelen.



Yalazabay (Türkçe)
Alevli, coşkun kimse.

Yalçın (Türkçe)
1. Dik, sarp.
2. Düz, kaygan.
3. Parlak, cilalı.



Yalınalp (Türkçe)
Gösterişsiz, sade yiğit.

Yalt (Türkçe)
Yalçın, sert.

Yaman (Türkçe)
1. Kötü, korkulan, şiddetli.
2. Cesur, güçlü.
3. Kurnaz, becerikli.



Yahşikan (Türkçe)
İyi, soylu bir sülaleden gelen kimse.

Yalap (Türkçe)
1. Parıltı.
2. İvedi, hızlı, çabuk.
3. Sarı renkli bir kuş.



Yalazahan (Türkçe)
Alevli, coşkulu hükümdar.

Yalçıner (Türkçe)
Sert kimse.

Yalgı (Türkçe)
1. Büyü, sihir.
2. Yalnız.



Yalınay (Türkçe)
Gösterişsiz, sade kimse.

Yaltır (Türkçe)
Parlak, parlayan.

Yamaner (Türkçe)
Cesur, güçlü kimse.

Yahşitay (Türkçe)
İyi, güzel kimse.

Yalav (Türkçe)
Alev, ateş.

Yalazakan (Türkçe)
Alevli, coşkulu bir soydan gelen kimse.

Yalçınkaya (Türkçe)
Sert, güçlü kimse.

Yalgın (Türkçe)
1. Serap, ılgın.
2. Alev.



Yalkı (Türkçe)
1. Yalın, tek.
2. Işın


Yaltırak (Türkçe)
1. Işık, parıltı.
2. Kuyruklu yıldız.


Yamanöz (Türkçe)
Özü güçlü olan.

Yahya (Arapça)
"Tanrı lütufkârdır" anlamında bir söz.

Yalavaç (Türkçe)
Peygamber,elçi.

Yalazalp (Türkçe)
Alev gibi parlak yiğit.

Yalçuk (Türkçe)
1. Parlak, parlayan.
2. Elçi.


Yalgınay (Türkçe)
Alev gibi parlayan kimse.

Yalkın (Türkçe)
Yalgın.

Yaltıray (Türkçe)
Ay gibi parlak olan.

Yamansoy (Türkçe)
Güçlü soydan gelen kimse.

Yakup (Arapça)
1. Erkek keklik.
2. İbr. Takip eden, izleyen.



Yalaz (Türkçe)
Alev.

Yalazan (Türkçe)
Şimşek.

Yaldırak (Türkçe)
Yaltırak.

Yalım (Türkçe)
1. Alev, ateş.
2. Kılıç, bıçak vb.nin kesici yüzü.
3. Kaya.
4. Sarp yer, uçurum.
5. Şimşek.
6. Kuvvet, kudret.
7. Orun, derece.
8. Çalım, gurur; onur.



Yalmaç (Türkçe)
Karışık olmayan, sade, yalın, yapılması ve anlaşılması kolay olan.

Yalvaç (Türkçe)
Yalavaç.

Yamantürk (Türkçe)
Güçlü Türk.

Yamanyiğit (Türkçe)
Cesur, güçlü yiğit.

Yanbey (Türkçe)
Arkadaşı bey olan kimse.

Yapalak (Türkçe)
1. Gürbüz, güçlü.
2. Sevimli, şirin
3. Baykuş, puhu kuşu.



Yardak (Türkçe)
Yardımcı, arkadaş.

Yarlık (Türkçe)
1. Buyruk, ferman.
2. Yasa, kanun.
3. Yoksul.
4. Bağış, lütuf.



Yasavul (Türkçe)
1. Koruyucu, muhafız.
2. İlhanlılar devrinde ordu müfettişliği görevini yapan kimse.



Yaşam (Türkçe)
Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat.

Yamçı (Türkçe)
1. Sürücü.
2. Bir yüzü uzun tüylü, kalın yün dokumadan yağmurluk.



Yandil (Farsça)
Gönül arkadaşı, sevgili.

Yargan (Türkçe)
Yarkan.

Yarluk (Türkçe)
Yarlık.

Yaşanur (Türkçe)
"Aydınlık ve huzur içinde yaşamını sürdür" anlamında kullanılan bir ad.

Yaşın (Türkçe)
1. Işık, parlaklık.
2. Şimşek.
3. Gizli.



Yanaç (Türkçe)
Yön, taraf.

Yangâr (Farsça)
Çok vefalı arkadaş.

Yargı (Türkçe)
1. Hüküm, muhakeme.
2. Adalet.



Yaser (Arapça)
Bolluk, varlık, zenginlik, varsıllık.

Yaşar (Türkçe)
1. Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan bir ad.
2. Yaşında.


Yanal (Türkçe)
1. Yanda olan, yana düşen.
2. Alaca, değişik renkli.
3. Kırmızı, pembe.
4. Nehir yatağı.



Yanık (Türkçe)
1. Yanmış olan.
2. Duygulu, dokunaklı.
3. Kavruk, gelişmemiş.
4. Âşık.


Yararer (Türkçe)
Faydalı kimse.

Yarkan (Türkçe)
Yüksek devlet mahkemesi.

Yaruk (Türkçe)
Işık, aydınlık, parlaklık, parıltı.

Yasin (Arapça)
Kur'an surelerinden biri.

Yaşartürk (Türkçe)
Yaşayan Türk.

Yaşlak (Türkçe)
1. Yaşlı, ömürlü, ihtiyar.
2. Gizli.



Yanar (Türkçe)
1. Parlayan, parıldayan.
2. Kaplıca.
3. Aralık ve ocak ayı.


Yanıker (Türkçe)
Âşık, vurgun kimse.

Yaraşık (Türkçe)
1. Yakışır, uygun, layık.
2. Yakışıklı.
3. Süs, ziynet, güzellik.



Yarkaya (Türkçe)
Sarp, uçurumlu kaya.

Yasa (Türkçe)
Kanun, düzen, töre.

Yasun (Türkçe)
1. Tarz, üslup.
2. Töre
3. Doğa, tabiat.



Yaşdaş (Türkçe)
Yaşıt, akran.

Yatman (Türkçe)
Boyun eğen, uysal, yumuşak başlı kimse.

Yanbek (Türkçe)
Arkadaşları sağlam olan kimse.

Yankı (Türkçe)
Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.

Yarkın (Türkçe)
1. Şimşek, ışık
2. Işıklı.



Yasan (Türkçe)
1. Tertip, düzen.
2. İm, belirti.
3. Bir işi yapma isteği, karar.
4. Öngörü.



Yaşa (Türkçe)
"Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun" anlamında kullanılan bir ad.

Yaşık (Türkçe)
Işık, parıltı, parlaklık.

Yatuk (Türkçe)
1. Kanun, santur vb. sazların genel adı.
2. Saklanan, kullanılmayan şey.
3. Tembel.



Yatuk (Türkçe)
1. Kanun, santur vb. sazların genel adı.
2. Saklanan, kullanılmayan şey.
3. Tembel.



Yavaş (Türkçe)
1. Ağırbaşlı, yumuşak huylu, sakin.
2. Şefkatli, sevecen.



Yavuzboğa (Türkçe)
Cesur, güçlü kimse.

Yayak (Türkçe)
Yürüyerek giden, yaya, piyade, binitsiz.

Yazgı (Türkçe)
Kader, talih, alın yazısı.

Yelal (Türkçe)
"Rüzgâra karşı dur, serinle" anlamında bir ad.

Yenay (Türkçe)
Yeni ay, hilal, ayça.

Yıbar (Türkçe)
Yıpar.

Yaver (Farsça)
Yardımcı.

Yavuzcan (Türkçe)
Güçlü kişiliği olan kimse.

Yayalp (Türkçe)
Sert, kuvvetli yiğit.

Yaylak (Türkçe)
Yayla.

Yelbay (Türkçe)
Rüzgârlı havayı seven kimse.

Yeneral (Türkçe)
Yenen, kazanan, üstün gelen kimse.

Yavuz (Türkçe)
1. İyi, güzel.
2. Mert, cesur.
3. Becerikli, hamarat.
4. Yumuşak huylu.
5. Kötü, sert, keskin, güçlü, çetin.


Yavuzer (Türkçe)
Cesur, güçlü erkek.

Yaybörü (Türkçe)
Sert, güçlü, kuvvetli kimse.

Yazan (Türkçe)
Yazar.

Yelboğa (Türkçe)
Rüzgâr gibi hareketli ve güçlü kimse.

Yertan (Türkçe)
Şaşılacak kadar güzel olan yer.

Yılbay (Türkçe)
Yılın zengini olan kimse.

Yavuzalp (Türkçe)
Cesur, güçlü yiğit.

Yavuzhan (Türkçe)
Cesur, güçlü hükümdar.

Yaybüke (Türkçe)
Güçlü kimse.

Yazar (Türkçe)
Yazın, bilim veya sanat alanında yapıt veren kimse.

Yazık (Türkçe)
Günah.

Yesari (Arapça)
1. Sol, solla ilgili, sol tarafa ait.
2. Zenginlikle ilgili.



Yavuzay (Türkçe)
Cesur, güçlü kimse.

Yavuzsoy (Türkçe)
Cesur, güçlü soydan gelen kimse.

Yaygır (Türkçe)
Gök kuşağı.

Yazgan (Türkçe)
Yazan, yazar.

Yazır (Türkçe)
Oğuzların Bozok kolunun Ayhan soyundan gelen bir Türkmen boyunun adı.

Yeldan (Türkçe)
Hızlı, süratli.

Yetişal (Türkçe)
"Yetiş de al" anlamında kullanılan bir ad.

Yıldıralp (Türkçe)
Yıldız gibi parlayan yiğit.

Yavuzbay (Türkçe)
Cesur, güçlü kimse.

Yay (Türkçe)
1. Ok atmaya yarayan, iki ucunun arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç veya metal çubuk.
2. Yaz, sıcak mevsim.



Yayla (Türkçe)
Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler.

Yazganalp (Türkçe)
Yazarlık yapan yiğit.

Yekta (Farsça)
Tek, eşsiz, benzersiz.

Yenal (Arapça)
Amacına ulaşan kimse.

Yezdan (Farsça)
1. Zerdüştlerin iyilik Tanrısı.
2. Allah.


Yıldıran (Türkçe)
Parlayan, ışıldayan, ışık saçan.

Yıldıraner (Türkçe)
Parlayan, ışıldayan, ışık saçan kimse.

Yılmaz (Türkçe)
Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı.

Yinanç (Türkçe)
İnanç.

Yoma (Türkçe)
Efsane.

Yula (Türkçe)
Meşale.

Yurtman (Türkçe)
Yurdunu çok seven kimse.

Yıldıray (Türkçe)
Parlak, ışık saçan ay.

Yılmazok (Türkçe)
Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı kimse.

Yoğunay (Türkçe)
İri yarı kimse.

Yura (Türkçe)
Dağ sırtı.

Yurdakul (Türkçe)
Yurdu için canını veren kimse.

Yurtsal (Türkçe)
Yurtla ilgili, yurda ait.

Yıldızhan (Türkçe)
Talihi güzel olan hükümdar.

Yıpar (Türkçe)
Misk, güzel koku.

Yola (Türkçe)
Gelenek, örf, âdet.

Yordam (Türkçe)
1. Kılavuz, rehber.
2. Beceri, yatkınlık.
3. Gelenek, görenek.
4. Anlayış, yerinde davranış.
5. Kural, yöntem, düzen.



Yurdal (Türkçe)
"Kendine yurt edin" anlamında kullanılan bir ad.

Yurtal (Türkçe)
Yurtal.

Yurtsan (Türkçe)
Ülkenin en tanınmış kimsesi.

Yılhan (Türkçe)
Yılın hükümdarı.

Yiğitcan (Türkçe)
Güçlü, korkusuz, kahraman kimse.

Yolaç (Türkçe)
Yol gösteren, kılavuz.

Yordamlı (Türkçe)
1. Yakışıklı, gösterişli.
2. Giyimli kuşamlı.
3. Eğitim görmüş, incelikli.
4. Becerikli.



Yurdaay (Türkçe)
Yurdu aydınlatan kimse.

Yurdanur (Türkçe)
Yurdun ışığı olan kimse.

Yurtbay (Türkçe)
Ülkenin zengini olan kimse.

Yılkan (Türkçe)
Yılan, çekinen kimse.

Yiğithan (Türkçe)
Güçlü, korkusuz, kahraman hükümdar.

Yolal (Türkçe)
"Mesafe katet, yüksel" anlamında kullanılan bir ad.

Yurdacan (Türkçe)
Yurda canlılık veren kimse.

Yurtcan (Türkçe)
Ülkesine canlılık katan kimse.

Yurttaş (Türkçe)
Yurtları veya yurt duyguları aynı olanlardan her biri.

Yılma (Türkçe)
"Vazgeçme, korkma, doğru bildiğin yoldan yürü" anlamında kullanılan bir ad.

Yiğitkan (Türkçe)
Güçlü, korkusuz, kahraman bir soydan gelen kimse.

Yoldaş (Türkçe)
1. Arkadaş, dost, yol arkadaşı.
2. Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri.



Yönal (Türkçe)
"Bir tarafa git" anlamında kullanılan bir ad.

Yurdaer (Türkçe)
Yurdu için doğmuş kimse.

Yurdaşen (Türkçe)
Yurdu şenlendiren kimse.

Yurtkuran (Türkçe)
Ülkeyi yöneten kimse.

Yücealp (Türkçe)
Büyük, ulu yiğit.

Yücebaş (Türkçe)
Yüksek, büyük, ulu kimse.

Yücedağ (Türkçe)
Yüksek, büyük, ulu kimse.

Yücelay (Türkçe)
Yükselen, başarı kazanan kimse.

Yücesan (Türkçe)
Saygın bir adı olan kimse.

Yüzüak (Türkçe)
Dürüst, doğru, namuslu, suçsuz kimse.

Kız İsimleri
Yabende (Farsça)
Keşfeden, bulan

Yade (Farsça)
Hatıra, armağan

Yadigar (Farsça)
Bir kimseyi veya olayı hatırlatan nesne

Yasemin (Farsça)
Bir çiçek adı

Yegane (Farsça)
Tek, bir tane, eşsiz

Yekpare (Farsça)
Tek parça

Yekruye (Farsça)
Güvenilir dost, iki yüzlü riyakar olmayan

Yelda (Farsça)
Uzun ve siyah

Yeliz (Türkçe)
Yel gibi

Yeşim (Türkçe)
Yeşil renkli eski Türklerce kutsal sayılan taş

Yonca (Türkçe)
Bir yem bitkisi

Yümna (Arapça)
Sağ taraf

Yüsra (Arapça)
Sol taraf

İfakat (Arapça)
Hastalıktan kalkma, iyileşme, kurtulma, onma.

İlay (Türkçe)
Ülkenin en güzeli.

İhsan (Arapça)
1. İyilik etme, iyilik.
2. Bağış, bağışlama.
3. Bağışlanan şey.


İlayda (Türkçe)
Su perisi.

İlginay (Türkçe)
Garip, yabancı, gurbette yaşayan güzel kimse.

İlkay (Türkçe)
Ayın hilal durumu, yeni ay.

İhya (Arapça)
1. Diriltme, canlandırma.
2. İyilik, lütuf.
3. Uyandırma, canlandırma, tazelik verme.


İlkbahar (Türkçe)
Yılın ılık mevsimi, bahar.

İkbal (Arapça)
1. Baht açıklığı.
2. Arzu, istek.


İba (Türkçe)
1. Çiy, nem.
2. İncelik, nezaket.



İlkbal (Türkçe)
İlk doğan çocuklara verilen adlardandır.

İkram (Arapça)
1. Saygı gösterme.
2. Ağırlama.
3. Bir şeyi armağan olarak verme



İlkcan (Türkçe)
İlk doğan çocuklara verilen adlardandır.

İmbat (Yunanca)
Denizden esen serin rüzgâr.

İlknaz (Türkçe)
İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri.

İnayet (Arapça)
1. Yardım, ihsan, iyilik, lütuf.
2. Gözetme, kayırma.
3. İnsanları rahata kavuşturmak için Allah’ın yapmış olduğu doğaüstü bağış veya yardım.


İrfaniye (Arapça)
İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.

İnan (Türkçe)
Bir kimsenin veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme, iman.

İnal (Türkçe)
Kendisine inanılan, güvenilen kimse.

İnanç (Türkçe)
1. Bir düşünceye gönülden bağlılık.
2. Allah’a, bir dine inanma, iman.
3. Güven ve inanma duygusu.


İnsaf (Arapça)
Acımaya, vicdana veya mantığa dayanan adalet.

İsmican (Arapça)
Adı da kendi gibi sevimli olan.

İlkyaz (Türkçe)
İlkbahar.

İpar (Türkçe)
Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen bir çeşit dikenli otun sarımtırak çiçekleri.

İsmihan (Arapça)
Adı hükümdar adı gibi olan.

İrfan (Arapça)
1. Bilme, anlama
2. Kültür, ekin.
3. Tasavvufta, evrenin sırlarını bilme gücü.



İsabet (Arapça)
1. Rast gelme, yerini bulma.
2. Doğru bir fikir söyleme.


İsminaz (Arapça)
Adı gibi kendi de nazlı olan.

İtibar (Arapça)
1. Saygı gösterme, önem verme.
2. Onur, şeref.


İstikbal (Arapça)
1. Gelecek zaman, gelecek.
2. Karşılama.


Yada (Türkçe)
1. Büyü,sihir, afsun.
2. Kutsal.
3. Türklerde geçmişte büyü yapımında kullanılan yeşim taşı.


Yağmanaz (Farsça)
Gönülleri çalan, yağma eden güzel.

Yağmur (Türkçe)
Havadaki su buğusu-nun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı.

Yadigâr (Farsça)
Hatıra, bir kimseyi veya bir olayı anımsatan şey veya kimse.

Yağış (Türkçe)
Yağmur, kar, dolunun yağması.

Yahşi (Türkçe)
İyi, güzel, çok güzel.

Yağan (Türkçe)
Yağmur, kar.

Yakut (Arapça)
Pembe veya kırmızı renkte değerli bir süs taşı.

Yalaza (Türkçe)
Alev.

Yalazay (Türkçe)
Alev gibi parlak olan.

Yalın (Türkçe)
1. Gösterişsiz, süssüz, sade.
2. Alev, ateş.
3. Taş, büyük kaya.
4. Çıplak, örtüsüz.


Yaldız (Türkçe)
Bir şeye altın veya gümüş görünümü vermek için kullanılan sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş veya bunların benzeri madde.

Yalınay (Türkçe)
Gösterişsiz, sade kimse.

Yalav (Türkçe)
Alev, ateş.

Yaltırak (Türkçe)
1. Işık, parıltı.
2. Kuyruklu yıldız.



Yalçuk (Türkçe)
1. Parlak, parlayan.
2. Elçi.


Yaltıray (Türkçe)
Ay gibi parlak olan.

Yalazan (Türkçe)
Şimşek.

Yaşam (Türkçe)
Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat.

Yaşıl (Türkçe)
Yeşil.

Yapıncak (Türkçe)
Seyrek taneli, kırmızı benekli bir tür üzüm.

Yasemin (Farsça)
Beyaz, kırmızı veya sarı renkli, kokulu çiçekler açan bir ağaççık.

Yaşanur (Türkçe)
"Aydınlık ve huzur içinde yaşamını sürdür" anlamında kullanılan bir ad.

Yaşın (Türkçe)
1. Işık, parlaklık.
2. Şimşek.
3. Gizli.


Yaprak (Türkçe)
Bitkilerin solunumunu sağlayan, çoğunlukla yeşil ve türlü biçimlerdeki bölümü.

Yarpuz (Türkçe)
Nane türünden, güzel kokulu bir bitki.

Yaşar (Türkçe)
1. Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan bir ad.
2. Yaşında.


Yaşıyan (Türkçe)
Işıldayan, parlayan.

Yaraşık (Türkçe)
1. Yakışır, uygun, layık.
2. Yakışıklı.
3. Süs, ziynet, güzellik.


Yankı (Türkçe)
Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.

Yârcan (Farsça)
Çok sevilen, sevgili.

Yarkın (Türkçe)
1. Şimşek, ışık
2. Işıklı.



Yaşık (Türkçe)
Işık, parıltı, parlaklık.

Yaylagül (Türkçe)
Yaylada oturan güzel.

Yazgül (Türkçe)
Yazgülü.

Yılay (Türkçe)
Yıl ve ay.

Yazgülü (Türkçe)
Baharın ilk günlerinde doğan kız çocuğuna verilen bir ad.

Yelda (Farsça)
Yılın en uzun gecesi.

Yıldanur (Türkçe)
Yılın en parlak, güzel kızı.

Yayla (Türkçe)
Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler.

Yekta (Farsça)
Tek, eşsiz, benzersiz.

Yurdagül (Türkçe)
Yurduna güzellik katan kimse.

Yurdatap (Türkçe)
"Yurduna hizmet et" anlamında kullanılan bir ad.

Yonca (Türkçe)
Başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli, çayır bitkisi.

Yurdakul (Türkçe)
Yurdu için canını veren kimse.

Yurday (Türkçe)
Yurdaay.

Yıldızhan (Türkçe)
Talihi güzel olan hükümdar.

Yıpar (Türkçe)
Misk, güzel koku.

Yurdaal (Türkçe)
"Yurda kabul et" anlamında kullanılan bir ad.

Yurtsan (Türkçe)
Ülkenin en tanınmış kimsesi.

Yurdanur (Türkçe)
Yurdun ışığı olan kimse.

Yurtsay (Türkçe)
"Yurduna değer ver" anlamında kullanılan bir ad.

Yosma (Türkçe)
1. Zarif, kıymetli.
2. Edalı, işveli.
3. Şen, güzel.



Yurdaser (Türkçe)
Vatana önder, lider olan kimse.

Yönal (Türkçe)
"Bir tarafa git" anlamında kullanılan bir ad.

Yurdaşen (Türkçe)
Yurdu şenlendiren kimse.

 
@2007 IsimSozlugu.net. Tüm hakları saklıdır.