| Erkek İsimleri |
| Zafer (Arapça) |
Mücadele sonunda ele geçen
|
| Zafir (Arapça) |
Zafer kazanan, üstün gelen.
|
| Zakir (Arapça) |
Zikreden
|
| Zekai (Arapça) |
Keskin zekalı, çabuk anlayışlı
|
| Zekeriya (Arapça) |
Bir peygamber adı
|
| Zeki (Arapça) |
Zeka varlığını belirten, çabuk anlayışlı
|
| Zeyd (Arapça) |
Ziyadeleşmek, çoğalmak
|
| Zeynel (Arapça) |
Süslü, ziynetli
|
| Zihni (Arapça) |
Akıllı, düşünceli kimse
|
| Ziya (Arapça) |
Aydınlık, ışık, nur
|
| Zübeyir (Arapça) |
Akıl, yazılı küçük şey,
|
| Zühtü (Arapça) |
Takva ehli
|
| Zülfi (Arapça) |
Kılıcın kabzasına iliştirilen süsü
|
| Zülkarneyn (Arapça) |
İki boynuzlu, Ku'an'da adı geçen nebi veya peygamber.
|
| Zade (Farsça) |
1. Evlat, oğul.
2. Dürüst, doğru adam.
|
| Zahir (Arapça) |
1. Parlak, açık, belli.
2. Dış görünüş, dış yüz.
3. Coşmuş, taşkın.
|
| Zaim (Arapça) |
Kefil.
|
| Zeynelabidin (Arapça) |
İbadet edenlerin süsü.
|
| Zafer (Arapça) |
1. Amaca ulaşma, başarı.
2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku.
|
| Zait (Arapça) |
Artan, artıran.
|
| Zamir (Arapça) |
1. İç, iç yüz.
2. Yürek, vicdan.
3. Gönülde gizli olan sır.
4. Adın yerini tutan sözcük.
|
| Zeynullah (Arapça) |
Allah'ın süsü.
|
| Zafir (Arapça) |
Zafer kazanan, üstün gelen.
|
| Zahit (Arapça) |
Dinin buyruklarını yerine getiren, haramdan kaçınan kimse, sofu.
|
| Zaki (Arapça) |
Saf, katışıksız, temiz, pak.
|
| Zeyyat (Arapça) |
Yağ yapan, zeytinyağı yapan kimse.
|
| Zakir (Arapça) |
Zikreden, anan.
|
| Zarif (Arapça) |
1. Güzel, şık, ince kibar tavırlı.
2. İnce esprili, esprilerle konuşan.
|
| Zekeriya (Arapça) |
Erkek.
|
| Zağnos (Türkçe) |
Bir tür doğan kuşu.
|
| Zaik (Arapça) |
Tadıcı, tadan, tat alan.
|
| Zabit (Arapça) |
Subay.
|
| Zaman (Arapça) |
Vakit, çağ.
|
| Zati (Arapça) |
1. Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.
2. Özle ilgili.
|
| Zeycan (Farsça) |
Candan, cana yakın.
|
| Zikrullah (Arapça) |
Allah'ın anılması.
|
| Zişan (Arapça) |
1. Canlı.
2. Onurlu, şerefli.
3. Bir tür lale.
|
| Ziynetullah (Arapça) |
Allah´ın süsü, bezeği
|
| Zülfikar (Arapça) |
Iki parçalı.
|
| Zülkarneyn (Arapça) |
İki boynuzlu.
|
| Ziya (Arapça) |
Işık, aydınlık.
|
| Zoral (Farsça) |
"Zoru başar" anlamında kullanılan bir ad.
|
| Ziyaeddin (Arapça) |
Ziyaettin.
|
| Ziyaettin (Arapça) |
Dinin ışığı, aydınlığı.
|
| Ziyat (Arapça) |
Fazlalık, çokluk.
|
|
| Kız İsimleri |
| Zahide (Arapça) |
Dinin emirlerini yapan yasaklarından kaçan
|
| Zakire (Arapça) |
Zikreden
|
| Zaide (Arapça) |
Artan, çoğalan,
|
| Zarife (Arapça) |
İnce ve nazik tavırlı, güzel şık.
|
| Zehra (Arapça) |
Nurani yüzlü
|
| Zehre (Arapça) |
Çiçek.
|
| Zekiye (Arapça) |
Çabuk ve kolay kavrayan
|
| Zeliha (Arapça) |
Hızlı yürüyen, Züleyha
|
| Zeren (Türkçe) |
Anlayışlı, kavrayışlı, zeki.
|
| Zerrin (Farsça) |
Altına benzeyen
|
| Zergül (Farsça) |
Altın gibi değerli gül
|
| Zeycan (Farsça) |
Candan, cana yakın.
|
| Zeynep (Arapça) |
Mücehverler, değerli taşlar, süsler
|
| Zinnur (Farsça) |
Nurlu, ışıklı
|
| Zühal (Arapça) |
Bir gezegen adı
|
| Zühre (Arapça) |
Çoban yıldızı
|
| Zülal (Arapça) |
Hafif soğuk, tatlı su
|
| Züleyha (Arapça) |
Hızlı yürüyen, Zeliha
|
| Zambak (Arapça) |
Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi.
|
| Zatinur (Arapça) |
Aydınlık, nurlu kişi.
|
| Zerafet (Arapça) |
İncelik, güzellik, zariflik.
|
| Zafer (Arapça) |
1. Amaca ulaşma, başarma.
2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku.
|
| Zahire (Arapça) |
1. Parlak, açık, belli.
2. Dış görünüş, dış yüz.
3. Coşmuş, taşkın.
|
| Zatiye (Arapça) |
Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.
|
| Zerefşan (Farsça) |
1. Altın saçan, altın saçıcı.
2. Altın kakmalı.
3. Bir lale türü.
|
| Zamire (Arapça) |
1. İç, iç yüz.
2. Yürek, vicdan.
3. Gönülde gizli olan sır.
|
| Zehra (Arapça) |
Yüzü pek beyaz ve parlak olan kimse.
|
| Zeria (Arapça) |
Vesile, bahane, sebep, fırsat.
|
| Zafire (Arapça) |
Zafer kazanan, üstün gelen.
|
| Zaide (Arapça) |
Artan, artıran.
|
| Zarif (Arapça) |
1. Güzel, şık, ince kibar tavırlı.
2. İnce esprili, esprilerle konuşan.
|
| Zernişan (Farsça) |
Kılıç, kalemtıraş gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme süs.
|
| Ziba (Farsça) |
Güzel.
|
| Zakire (Arapça) |
Zikreden, anan.
|
| Zarife (Arapça) |
Güzel, şık, ince.
|
| Zeliha (Arapça) |
Züleyha.
|
| Zerrintaç (Farsça) |
Altın taç.
|
| Zican (Arapça) |
Canlı, cana yakın, candan.
|
| Zahide (Arapça) |
Dinin buyruklarını yerine getiren, haramdan kaçınan kimse, sofu.
|
| Zaika (Arapça) |
Tat alan, tadıcı, tat alan.
|
| Zennişan (Farsça) |
Ünlü, tanınmış kadın.
|
| Zişan (Arapça) |
1. Canlı.
2. Onurlu, şerefli.
3. Bir tür lale.
|
| Zülfiyar (Farsça) |
Zülfüyar.
|
| Zümra (Arapça) |
1. Güzel, iyi ahlaklı.
2. Cesur, yürekli.
|
| Zuhal (Arapça) |
Zühal.
|
| Zülfizar (Farsça) |
Zülfüzar.
|
| Zühal (Arapça) |
Satürn gezegeni, Sekendiz.
|
| Zülfübar (Farsça) |
Dağılmış, saçılmış saç.
|
| Ziyafet (Arapça) |
Yemekli toplantı.
|
| Züleyha (Arapça) |
Su perisi.
|
| Zülfüyar (Farsça) |
Sevgilinin zülfü, saçı.
|
| Zülfibar (Farsça) |
Zülfübar.
|
| Zülfüzar (Farsça) |
Saçı gür, bol saçlı.
|
|